İran'dan Körfez ülkelerine Hürmüz uyarısı
İran, Umman açıklarında bir geminin hedef alınmasının ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini kontrol etme hakkını yeniden vurguladı ve Körfez ülkelerini ABD'nin yanında yer almamaları konusunda uyardı.
Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz taşımacılığını kontrol hakkını saklı tuttuğunu yineledi. Umman açıklarında bir gemiye düzenlenen saldırının İran savaşını sona erdirmeyi amaçlayan geçici anlaşmanın hassasiyetini ortaya koymasının ardından İran, Körfez ülkelerini ABD'nin yanında yer almamaları konusunda uyardı.
Ayrıca İran, ABD ve altı Körfez ülkesinin yayımladığı ortak bildiriyi "müdahaleci, sorumsuz ve kışkırtıcı" olarak nitelendirerek tepki gösterdi.
Söz konusu ortak bildiride, İran'ın boğazdan geçen gemilerden geçiş ücreti talep edebileceği yönündeki ısrarı reddedilmişti.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş, belirsiz düzenlemeler, paralel rotalar ya da İran'ın kıyı devleti olarak rolünü dikkate almayan karar alma süreçleri altında garanti edilemez" ifadesini kullandı.
Gelişmelerin ardından İran devlet televizyonu, İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun uyarısı üzerine, boğazdan "yetkisiz geçiş" yapmaya teşebbüs ettiği belirtilen üç yabancı tankerin geri döndürüldüğünü bildirdi.
KÖRFEZ ÜLKELERİ TAHRAN'A ÇAĞRI YAPMIŞTIABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) tarafından yayımlanan ortak bildiride, Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir geçiş ücreti, vergi veya "kontrol kurma girişimi" olmaksızın "serbest, koşulsuz ve sınırsız seyrüsefer" çağrısında bulunulmuştu.
Bildiride ayrıca, kalıcı bir barış için İran'ın balistik füzeleri, insansız hava araçları ve vekil gruplara verdiği desteğin ele alınması gerektiği kaydedilmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı ise Körfez'deki ABD askeri varlığının bölgedeki güvensizlik ve bölünmenin kaynağı olduğunu, boğazın geçici anlaşma şartları uyarınca İran ve Umman tarafından yönetilmesi gerektiğini bildirdi.
Bakanlık, bölgedeki düşmanca ve müdahaleci politikaların sürdürülmesine karşı uyarıda bulundu.
Bakanlık ayrıca, ABD'nin Körfez ülkelerinin güvenliğine yönelik kalıcı taahhüt iddialarının gerçeği çarpıtan boş sözlerden ibaret olduğunu belirtti.
Açıklamada, ABD'nin bölge ülkelerindeki askeri üsleri kullanmasının, bölge güvenliğine ve karşılıklı ilişkilere yönelik umursamazlığını açıkça kanıtladığı ifade edildi.
İran tarafı, toprakları İran'a yönelik saldırılarda kullanılan bölge ülkelerinin tutumlarını yeniden gözden geçirmelerini beklediğini ekledi.
Tahran, KİK ülkelerini iyi komşuluk ilkelerine uymaya ve topraklarının üçüncü taraflarca İran'a yönelik bir saldırıda kullanılmasını engellemeye davet etti.
Ayrıca İran, ABD ve İsrail'in Tahran'ın barışçıl nükleer programına ilişkin "büyük yalanı" tekrar etmesinden duyduğu memnuniyetsizliği dile getirdi.
Bakanlık, KİK ülkelerine Batı Asya'nın nükleer silahlardan arındırılmış bir bölge haline getirilmesi girişimine katılma çağrısı yaptı.
Geçici anlaşma kapsamında atılan adımları değerlendiren Körfez ülkeleri ve ABD, Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptını memnuniyetle karşıladıklarını açıklamıştı.
Ancak bildiride, İran ile yapılacak her türlü ticari ve yatırım faaliyetinin, Tahran'ın nihai anlaşma şartlarına bağlı kalması koşuluna bağlı olduğu ve bu izinlerin iptal edilebileceği vurgulandı.
Ortak bildiride Filistin ve Lübnan konularına da değinildi. KİK ve ABD, Gazze'deki hiçbir sivilin zorla göç ettirilmeyeceğini ve kendi rızasıyla ayrılanların geri dönme hakkının korunacağını belirtti.
Lübnan'ın egemenliğine olan bağlılığın teyit edildiği bildiride, İsrail ile Lübnan arasındaki müzakerelerin diğer çatışmaların sonuçlarına bağlanmaması gerektiği ifade edilerek tüm milis grupların silahsızlandırılması çağrısı yapıldı.
UMMAN AÇIKLARINDA SEYREDEN YÜK GEMİSİNE SALDIRIDün Tayvanlı Evergreen Marine şirketi, Singapur bayraklı Ever Lovely adlı gemisinin Umman yakınlarında, İngiliz askeri denizcilik kuruluşu UKMTO tarafından önerilen rotada seyrederken "bilinmeyen bir nesne" tarafından vurulduğunu açıkladı.
Olayda yaralanan olmadığı ve geminin daha sonra Hürmüz Boğazı dışındaki yolculuğuna devam ettiği bildirildi.
İki ABD'li yetkili Reuters ajansına yaptıkları açıklamada, gemiye ateş açan tarafın İran olduğunu belirtti. Konuya dair ABD hükümetinden resmi bir açıklama gelmezken, ABD Başkanı Donald Trump bu ay yaptığı açıklamada, İran'ın geçici anlaşmaya uymaması ve boğazı yeniden açmaması halinde ABD'nin ülkeyi bombalamaya geri dönebileceği uyarısında bulunmuştu.
İran Hürmüz Boğazı Geçiş Otoritesi, yetkisiz rotalardan yapılan geçişlerin tüm sorumluluğunun gemi sahibi, işletmecisi ve kaptanına ait olduğunu açıkladı.
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ise izin verilen tek rotanın İran tarafından resmi olarak ilan edilen rota olduğunu, bu sınırın dışındaki seyrüferin son derece tehlikeli ve tamamen yasak olduğunu vurguladı. Yetkililer, İran ile koordinasyon kurulmadan yeni bir rota ilan edilmesinin kabul edilemez olduğunu bildirdi.
Gelişmeler üzerine Birleşmiş Milletler kuruluşu olan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Umman açıklarındaki olayın ardından gemileri Hürmüz Boğazı'ndan geçirme operasyonlarını geçici olarak durdurdu.
IMO ve Umman bu hafta, savaş nedeniyle mahsur kalan yüzlerce gemiyi tahliye etmek amacıyla boğazın güneyinden geçen yeni bir rota duyurmuş, bu adım Tahran'ın tepkisini çekmişti.
IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, güvenlik güvencelerinin devam ettiğinden emin olmak için tahliye planının geçici olarak askıya alındığını açıkladı.
BOĞAZ ANLAŞMAZLIĞI HALA ÇÖZÜLEMEDİGelişmelerin ardından petrol fiyatları cuma günü yüzde 3'ten fazla değer kaybetti.
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz arzının beşte birinin geçtiği boğazdaki trafik yavaşlamasına ve geçen haftaki geçici anlaşmaya yönelik farklı yorumlara rağmen, petrol fiyatlarındaki haftalık düşüş eğilimi sürdü.
Deniz taşımacılığı verilerine göre, Suudi Arabistan'ın milli petrol şirketi Saudi Aramco, yaklaşık dört aylık aranın ardından cuma günü dünyanın en büyük petrol limanı olan Ras Tanura terminalinde ham petrol yüklemelerine yeniden başladı.
Bahri şirketine ait iki büyük ham petrol taşıyıcı tankerin (VLCC) Ras Tanura'da yükleme yaptığı, bir diğerinin ise yakınlarda beklediği görüldü. Her biri 2 milyon varil kapasiteli bu gemilerin yükleme yaptığı Ras Tanura, çatışma öncesinde günde 5 milyon varilden fazla ham petrol ihraç ediyordu.
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, sekiz Güney Kore gemisinin boğazdan çıkış yaptığını, üç geminin daha hafta sonu bölgeden ayrılacağını bildirdi.
İran Dini Lideri'nin başdanışmanı Ali Ekber Velayeti ise Körfez'deki Arap ülkelerinin istikrarının, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yüzyıldır başarıyla yönetmesine bağlı olduğunu kaydetti.
Velayeti, bölgedeki "siyasi çaylakların" süslü bildirilerle umut bağlamaması gerektiğini ifade etti.
Boğazın kontrolü konusundaki anlaşmazlıkların yanı sıra, geçici ateşkes anlaşmasının İran'a yönelik mali teşvikler, nükleer denetimler ve İsrail'in Lübnan'daki savaşı gibi diğer unsurları üzerindeki görüş ayrılıkları da devam ediyor.
Bölgedeki savaş, kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesinde ABD Başkanı Trump üzerinde de ağır bir siyasi baskı oluşturuyor.