Van’da keratokonus uyarısı: "Gözlük numarası sık değişiyorsa dikkat"

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Evcimen, keratokonus hastalığının Van ve Do...

14 Ağu 2026 - 15:57 YAYINLANMA

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Evcimen, keratokonus hastalığının Van ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde Türkiye ortalamasının 5-10 kat üzerinde görüldüğünü belirterek, özellikle gençlerde erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını söyledi.


Keratokonusun, gözün ön kısmındaki şeffaf kornea tabakasının öne doğru dikleşmesi ve şeklinin bozulmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Evcimen, hastaların genellikle bulanık görme, sık gözlük numarası değişimi, gözlük değişmesine rağmen net görememe, akşamları kamaşma ve çift görme şikayetleriyle başvurduğunu belirtti. Özellikle 20 yaş altındaki hastalarda hastalığın ilerleme ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çeken Evcimen, "Bu hastaları yakından takip etmek gerekiyor. Keratokonus hastalarını korneal topografiyle tespit etmişsek, hastalarımıza halk arasında ’ışın tedavisi’ olarak bilinen cross-linking tedavisini uygulayarak hastalığın ilerlemesini durdurmamız gerekiyor. Erken dönemde yakalamak çok önemli. Eğer hastanın görmesi iyi durumdaysa ve hastayı erken dönemde yakalamışsak, özellikle 20 yaş altındaki genç hastalarda ışın tedavisi yani cross-linking uygulayarak hastalığın ilerlemesini durdurup hastanın görme kalitesini koruyabiliyoruz" dedi.



"30-35 yaş sonrası takip önem kazanıyor"


Keratokonusun genellikle 30-35 yaşlarından sonra ilerlemesinin durduğunu belirten Evcimen, "Bunun yanında bu hastalık genellikle 30-35 yaşlarından sonra durmaktadır. Bu nedenle 30-35 yaş sonrasında hastalara hemen cross-linking, yani ışın tedavisi uygulamak yerine düzenli aralıklarla takip yapıp hastalıkta ilerleme olup olmadığına göre tedavimizi düzenleyebiliyoruz. Peki, hastaya cross-linking yaptık. Sonrasında hasta, ‘Ben daha iyi görmek istiyorum, ne yapabiliriz?’ diye sorarsa, hastamıza gözlük muayenesi yapıp gözlük verebiliriz. Eğer bu yeterli olmazsa sert kontakt lensler veya hibrit kontakt lensler kullanarak hastanın görmesinde artış olup olmadığını değerlendirebiliriz. Eğer hasta, ‘Ben sert kontakt lens takmak istemiyorum, beni rahatsız ediyor, takamıyorum’ diyorsa, bu sefer kornea halkası tedavilerimiz var, onları uygulayabiliriz. Yine uygun hastalarımızda, eğer kornea kalınlığı yeterliyse, bazen cross-linking, yani ışın tedavisiyle beraber göz çizdirme operasyonunu da yapabiliyoruz. Böylelikle hem göz numarasını düşürüp hem de hastalığın ilerlemesini durdurabiliyoruz" diye konuştu.



"Van’da Türkiye ortalamasının 5-10 katı"


Keratokonusun Van ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde daha sık görüldüğüne dikkat çeken Evcimen, "Keratokonus hastalığı Van bölgesinde çok sık görülmektedir. Türkiye genelinde 10 binde 4 oranında görülen bu hastalık, Van ve Doğu illerinde yüzde 1-2 oranında, yani yaklaşık 5-10 kat daha fazla görülebilmektedir. Yine bölgemizde alerjik konjonktivit, halk arasında ‘bahar nezlesi’ dediğimiz hastalık da özellikle Doğu Anadolu ve Van bölgesinde ülkemizin diğer bölgelerine göre çok daha fazla görülmektedir. Bundan dolayı keratokonus hastalığı da bölgemizde oldukça sık görülmektedir. Genellikle okul çağında öğretmenler bu durumu fark edebiliyor. İleri yaşlarda ise çocukların kendileri, ‘Gözlüğümü sürekli değiştiriyorum ama buna rağmen göremiyorum’ diyerek bize başvurabiliyorlar" şeklinde konuştu.



"Gözlerinizi kaşımayın"


Alerji dönemlerinde göz kaşıntısının arttığına ifade eden Evcimen, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bahar nezlesi döneminde, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında göz alerjilerine bağlı göz kaşıntıları oldukça sık artmaktadır. Gözleri kaşımak yerine bol soğuk suyla yıkamak ya da soğuk kompres uygulamak, kaşıntının önüne geçmemize yardımcı olacaktır. Yine ailemizde, birinci derece yakınlarımızda keratokonus hastalığı varsa anne ve babaların diğer çocuklarını da göz muayenesine getirmelerinde fayda var. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda, keratokonus hastalarında yüzüstü yatma sıklığının normal bireylere göre daha fazla olduğu gösterilmiştir. Yüzüstü yatmanın keratokonus hastalığını artırdığına dair çalışmalar da mevcuttur. Mevcut keratokonus hastalığımız varsa yüzüstü yatmamaya mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor."


Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Burhan Başkan ise keratokonus hastalarına sert kontakt lens, kornea nakli ve hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik cross-linking tedavilerinin uygulanabildiğini ifade ederek, "Şu an mevcut ameliyathane sayımızı yaklaşık iki katına çıkararak 4 odaya kadar yükselteceğiz. Bu da daha fazla hastaya hizmet etmek anlamına geliyor. Yakın zamanda yine bir lazer cihazımız gelecek. Keratokonus hastalarında gözlükten kurtulmak için halk arasında ‘göz çizdirme’ olarak tarif edilen lazer uygulamasını yapabileceğimiz cihazımız da gelecek. Böylelikle daha da iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyoruz" dedi.

Kaynak :
İHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: