Türkiye’nin ilk Ay görevi için geri sayım: Fırlatma hedefi 2027

Türkiye'nin ilk Ay görevi için geliştirilen uzay aracının üretimi tamamlandı. Bakan Kacır, testler için TUSAŞ'a gönderilen aracın 2027'nin ilk aylarında fırlatılmasının hedeflendiğini açıkladı.

14 Eyl 2026 - 17:55 YAYINLANMA
Türkiye’nin ilk Ay görevi için geri sayım: Fırlatma hedefi 2027

Bakan Kacır, Türkiye'nin ilk Ay görevi kapsamında geliştirilen "Ay Uzay Aracı Projesi"nde gelinen son durumu, TÜBİTAK SAGE'de gerçekleştirilen "Ay Araştırma Programı Basın Toplantısı"nda paylaştı.

 

Ay Araştırma Programı'nda önemli bir eşiği geride bıraktıklarını anlatan Kacır, "Ay'a erişmek üzere üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladığımız uzay aracımızı, sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezimize, USET'e uğurluyoruz. Türkiye'nin ilk derin uzay görevine uzanan yolculuğumuzda attığımız bu adımın, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum." diye konuştu.

 

Kacır, teknolojide yaşanan paradigma değişimlerinin, Türkiye'ye stratejik avantajlar sunduğuna işaret ederek, "kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye" hedeflerine emin adımlarla ilerlediklerini söyledi. Bu anlayışın ilk örneğini, savunma sanayisinde sergilediklerini vurgulayan Kacır, Türkiye için benzer bir fırsat penceresinin, uzay teknolojilerinde mevcut olduğunun altını çizdi.

TÜRKSAT 7A UYDUSUNUN ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Son 20 yılda fırlatma maliyetlerinde yaşanan hızlı düşüş, uzay çalışmalarını birkaç ülkenin tekelinden çıkardığını ifade eden Kacır, uzayın artık daha fazla ülkenin söz sahibi olabildiği, tarımdan sağlığa, haberleşmeden bilgi teknolojilerine farklı alanlarda yeni çözümlerin geliştirildiği ve hızla yaygınlaştığı bir sahaya dönüştüğünü anlattı.

 

Bakan Kacır, uzayın bugün bilimsel keşiflerin yanı sıra teknolojik üstünlüğün, ekonomik rekabetin ve stratejik bağımsızlığın da en önemli mücadele alanlarından biri haline geldiğini belirterek, "Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştiren, bilim ve teknolojide küresel ölçekte iddia sahibi olan ve hedef ufkunu daima yukarı taşıyan ülkemizi, uzayın sunduğu bilimsel, teknolojik ve ekonomik fırsatlardan en üst düzeyde yararlanan ülkeler arasına taşımakta kararlıyız. Bu vizyonu mümkün kılacak zemini Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, son 23 yılda kararlı adımlarla inşa ettik. İnsan kaynağımıza yatırım yaparak, araştırma ve teknoloji altyapılarımızı geliştirerek, kritik kabiliyetlerimizi yerlileştirerek, Türkiye'yi kendi uydularını tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda başarıyla işleten sayılı ülkeler arasına taşıdık." ifadelerini kullandı.

 

Gerçekleştirdikleri her bir projenin, yeni kabiliyet ve kazanımların önünü açtığını vurgulayan Kacır, yüksek hızlı veri iletim kapasitesi ve esnek kapsama özelliklerine sahip, afet iletişimi, kamu hizmetleri ve güvenli haberleşme ihtiyacına cevap verecek ek görev yüklerini bünyesinde barındıracak TÜRKSAT 7A uydusunun çalışmalarına başladıklarını bildirdi. Yeni nesil takım uyduları İMECE-2 ve İMECE-3 ile daha geniş alanları görüntüleyebilen, aynı bölgeden daha sık veri alabilen bir yer gözlem uydusu mimarisi oluşturmak üzere, adım attıklarını dile getiren Kacır, inşa edilen teknoloji ekosistemiyle, uzayın sunduğu eşsiz fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmaya, uzay teknolojilerini ülkenin kalkınmasının itici unsurları arasına taşımaya kararlı olduklarını vurguladı.

''AY GÖREVİ GERÇEKLEŞTİREN 9'UNCU ÜLKE OLMAK İSTİYORUZ''

Milli Uzay Programı'nın en iddialı, mühendislik açısından en zorlu hedeflerinden birinin Ay Araştırma Programı olduğunun altını çizen Kacır, "Bugüne kadar yalnızca 8 ülke, Ay görevi gerçekleştirdi. Biz de kendi mühendislik kabiliyetlerimizle hayata geçireceğimiz Ay Araştırma Programımızla, Ay görevi gerçekleştiren 9'uncu ülke olmayı hedefliyoruz. 2027'nin ilk aylarında fırlatmayı planladığımız Ay Uzay Aracımızın, yaklaşık 2 aylık yolculuğun ardından, Ay yüzeyinden 100 kilometre irtifada bulunan kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşmasını öngörüyoruz. Burada en az 3 ay boyunca operasyon yürüteceğiz. Görev performansına bağlı olarak bu süreyi 1,5 yıla kadar uzatabileceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

 

Kacır, görev süresince Güneş rüzgarlarının Ay yüzeyiyle etkileşimini, Ay yüzeyindeki suyun oluşum mekanizmalarını, Ay'ın manyetik alanlarını ve yüzeyin ısıl özelliklerini inceleyeceklerini, yerli olarak geliştirdikleri bilimsel ekipmanlarla Ay'daki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler gerçekleştireceklerini aktardı.

 

Uzay aracını, bilimsel çalışmaları tamamlandıktan sonra kontrollü yavaşlatma manevralarıyla Ay yüzeyine ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Kacır, kendi imkanlarıyla geliştirdikleri Hibrit İtki Sistemi'nin, bu görevin kritik unsurlarından biri olacağını söyledi.

''ARACIMIZI 2027'NİN İLK AYLARINDA GÖNDERECEĞİZ''

Kacır, sistemi yörünge yükseltme manevralarında ve görevin son aşamasında Ay yüzeyine ulaşmak üzere gerçekleştirilecek Ay yörüngesinden çıkarma ateşlemelerinde kullanacaklarının belirterek, şunları söyledi:

 

"Bu bilimsel görevi icra edecek yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızı yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla ürettik. İMECE ve TÜRKSAT 6A projelerinde geliştirdiğimiz uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol ve yörünge operasyonları gibi kritik kabiliyetlerden, Ay uzay aracımızda yararlandık. Uydu teknolojilerinde yıllar içinde inşa ettiğimiz bilgi birikiminin eseri uzay aracımızın üretim, montaj ve entegrasyon çalışmalarını tamamladık. İcra edilecek testlerle, aracımızın fırlatma sırasında ve uzay ortamında karşılaşacağı zorlu koşullara dayanımını doğrulayacağız. Isıl vakum testleriyle uzay ortamını, yapısal testlerle fırlatma koşullarını, elektromanyetik uyumluluk testleriyle de aracımızdaki sistemlerin birlikte güvenli ve uyumlu şekilde çalışmasını sınayacağız."

 

Kacır, testlerin tamamlanmasının ardından, aracı TÜBİTAK UZAY'ın ODTÜ yerleşkesinde yapımı devam eden yeni temiz oda ve entegrasyon tesisine getireceklerini, buradaki nihai kontrollerin ardından, fırlatma için Kennedy Uzay Üssü'ne göndereceklerini anlatarak, hava, saha ve yörünge koşullarının elvermesi halinde, aracı 2027 yılının ilk aylarında uzaya uğurlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Programda 2022 yılının başından bu yana yüzde 77 tamamlanma seviyesine ulaştıklarını aktaran Kacır, aracın geliştirme ve üretim süreçlerinde TÜBİTAK UZAY ve DeltaV'nin yanı sıra, yerli teknoloji firmaları ve girişimlerin de görev aldığını ifade etti.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: