Ali Özdemir - Merkez Medya

Türk bilim insanlarından uzayda önemli keşif: 7 yeni gen bulundu

Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonu kapsamında 2024 yılında Alper Gezeravcı ve ardından Tuva Cihangir Atasever uzaya çıkarak önemli bilimsel çalışmalara katkı sundu. Yaklaşık 100 ve 440 kilometre irtifaya ulaşan görevlerde çok sayıda bilimsel deney gerçekleştirildi.

18 Mar 2026 - 15:10 YAYINLANMA
Türk bilim insanlarından uzayda önemli keşif: 7 yeni gen bulundu

İlk uzay görevinde bilim dünyasına ışık tutması hedeflenen 13 farklı deney gerçekleştirildi. Bu deneylerden biri de Dr. Cihan Taştan ve ekibinin geliştirdiği “MESSAGE” adındaki uzay ortamının genler üzerindeki etkisini inceleyen projeydi.

Laboratuvarda başladı, uzaya taşındı

Üsküdar Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü öğretim üyesi ve Transgenik Hücre Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER) direktörü Dr. Cihan Taştan, projenin hikayesini şöyle anlatıyor:

“Laboratuvarımızda küçük cihazlarla, yani simüle mikrogravite ortamlarında insanların kanlarında gen ifadelerinin değiştiğiyle ilgili ve hücrelerin farklı şekilde davrandığıyla ilgili ilk ön bulgularımız vardı. Ancak uzay misyonunun açıklanması ve astronotlarımızın uzaya çıkartılabileceğinin duyurulmasıyla beraber bizim yıllardır simüle mikrogravite ortamında yaptığımız çalışmaları bir anda uzayda gerçekleştirebilme imkanı bulduk.”

Uzayda daha uzun yaşamak mümkün

Taştan’a göre “MESSAGE” bilim misyonundan elde edilen sonuçlardan biri, uzay ortamının astronotların uzun ve sağlıklı yaşamıyla ilişkilendirilen genleri olumlu yönde etkileyebilmesi.

“Biz burada Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever'in topladığı genetik DNA analizlerine baktık. Bu kapsamda astronotların hücrelerinin, telomerlerinin uzadığı ve 'Longevity' yani canlıların yaşam kalitesini arttıran genlerin, özellikle uzayda pozitif bir şekilde etkilendiğine dair bulgularımız netleşti.”

7 yeni gen keşfedildi

Araştırmalar kapsamında sağlık alanında önemli sonuçlar doğurabilecek bir keşif daha yapıldı. Çalışmalar sırasında henüz bilimsel literatürde isimlendirilmemiş 7 yeni genin uzay ortamında aktif hale geldiği belirlendi.

Dr. Cihan Taştan bu genlerle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Henüz daha ismi konulmamış genlerin uzayla etkileşimini göstermiş olduk. Bununla beraber uzayda insanların kansere veya diğer hastalıklara yakalanırsa bağışıklık sisteminin buna daha kuvvetli tepkiler verebileceğini gördük. Diğer taraftan nörodejeneratif hastalıklar olan Alzheimer, Parkinson, şizofreni, depresyon ve anksiyete gibi bütün hastalıkların uzayda da etkileşebileceğini gösterdik.”

“Uzaydaki bilgileri kullanarak daha etkin tedavi yöntemlerini bulabilmeyi hedefliyoruz”

Taştan, elde edilen bulguların yeni bilimsel çalışmaların önünü açabileceğini de vurguladı. Uzay ortamında keşfedilen bu genlerin, dünya üzerindeki araştırmalarda yeni ilaç hedeflerinin belirlenmesi ve daha etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi için kullanılabileceğini söyledi.

“Buradan çıkan sonuçlar bizim uzay tıbbı ve uzay biyolojisi alanında henüz ismi dahi konulmamış hastalıklara karşı nasıl savaşabileceğimizle ilgili bize çok güzel dönütler ve savunma mekanizmalarını göstermiş oldu.”

Keşfedilen 7 genin isim babası Türkler olacak

Bilim dünyasında yeni bir keşif yapıldığında, ilgili bulguya isim verme hakkı genellikle araştırmayı gerçekleştiren bilim insanlarına ait oluyor. Dr. Cihan Taştan, uzayda keşfedilen bu 7 gen için de benzer bir sürecin işleyeceğini belirtti:

“Uzayda keşfettiğimiz, ismi daha konulmamış bu genlerin isimlerini Türkiye olarak biz koyacağız ve bu da aslında dünya literatüründe de artık bu isimlerle beraber anılabilecek ve uzay çalışmalarında doğrudan Türk çalışmalarını referans edecek.”

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: