MAZLUMDER: Azerbaycan’da başörtüsü kısıtlamalarına son verilmeli
MAZLUMDER, Azerbaycan’da eğitim kurumlarında başörtüsüne yönelik kısıtlamaların inanç özgürlüğü ve eğitim hakkını ihlal ettiğini belirterek, yetkilileri söz konusu uygulamalardan vazgeçmeye çağırdı.
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER), Azerbaycan’da ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında yaşanan başörtüsü sorununa ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, 2000’li yılların başından bu yana zaman zaman gündeme gelen başörtüsü kısıtlamalarının, inanç özgürlüğü ve eğitim hakkı açısından ciddi sorunlara yol açtığı ifade edildi.
Azerbaycan’da 2008 yılında eğitim kanununda yapılmak istenen değişiklikle başörtüsü yasağının yasal hale getirilmesinin hedeflendiği belirtilen açıklamada, kamuoyunun yoğun tepkisi üzerine söz konusu düzenlemenin Milli Meclis gündemindeki taslaktan çıkarıldığı hatırlatıldı.
2010 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Misir Merdanov’un okul üniforması düzenlemesine ilişkin açıklamalarının, başörtüsünü fiilen yasaklayan uygulamalara dayanak oluşturduğu kaydedilen açıklamada, bazı okul yöneticilerinin hukuki belirsizlikten yararlanarak yasağı uygulamaya koyduğu belirtildi.
“Yeni düzenleme başörtüsü kısıtlamalarına hukuki zemin oluşturabilir”
Açıklamada, Mart 2026 itibarıyla Meclis gündeminde son şeklini alan “Uşaq Hüquqları Haqqında” kanun tasarısının tartışmaları yeni bir boyuta taşıyabileceğine dikkat çekildi.
Tasarıdaki 19’uncu maddenin kâğıt üzerinde çocuk haklarını koruma amacı taşıyor gibi görünmesine rağmen, uygulamada başörtüsünün “aile baskısı” olarak nitelendirilmesine ve çocuğun kendi kararı olmadığı gerekçesiyle yasaklanmasına kapı aralayabileceği ifade edildi.
Söz konusu tasarının yasalaşması ve mevcut fiilî uygulamalarla birleşmesi durumunda suistimale açık bir alan oluşabileceği belirtilen açıklamada, düzenlemenin başörtüsü kısıtlamaları için yeni ve tartışmalı bir hukuki zemin oluşturabileceği kaydedildi.
“Kısıtlamalar toplumsal huzuru ve devlete güveni zedeliyor”
İnanç özgürlüğü ve eğitim hakkını ihlal eden uygulamaların toplumsal huzuru bozduğu ve devlete duyulan güveni sarstığı vurgulanan açıklamada, Türkiye’de de uzun yıllar tecrübe edilen benzer uygulamaların toplumsal ayrışmaları derinleştirdiği ifade edildi.
MAZLUMDER, Azerbaycan makamlarına çağrıda bulunarak inanç özgürlüğü ve eğitim hakkını ihlal eden uygulamalardan vazgeçilmesini, hukuki belirliliğin sağlanmasını ve ilgili düzenlemelerin uluslararası insan hakları standartlarına uygun hale getirilmesini istedi.