İsrail-Lübnan anlaşmasında neler var?

İsrail ve Lübnan, Hizbullah ile çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan üçlü çerçeve anlaşmasını Washington'da imzaladı.

27 Haz 2026 - 10:02 YAYINLANMA
İsrail-Lübnan anlaşmasında neler var?

İsrail ve Lübnan, Hizbullah ile İsrail güçleri arasındaki çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelerin ardından, dün Washington'da bir çerçeve anlaşması imzaladı.

 

Her iki taraf da imzalanan belgeyi nihai bir çözümden ziyade başlangıç aşamasında bir adım olarak değerlendirdi.

 

Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Moawad ve İsrailli mevkidaşı Yechiel Leiter, ABD Dışişleri Bakanlığında düzenlenen törenle üçlü belgeye imza attı.

 

Tören sırasında anlaşmanın detaylarına ilişkin sınırlı bilgi paylaşıldı.

 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın, Hizbullah'ın silahsızlanmaması durumunda İsrail kuvvetlerine Lübnan'ın güneyini işgal altında tutmaya devam etme yetkisi verdiğini açıkladı.

 

İmza töreninden önce konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "Bugün hiç şüphesiz zorlu ancak önemli, elzem ve gerekli olacak bir yolculuğun ilk adımını attık" ifadelerini kullandı.

 

Rubio, daha sonra yaptığı yazılı açıklamada, ABD'nin anlaşmanın uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla üçlü bir "Lübnan Askeri Koordinasyon Grubu" kurulmasına destek vereceğini belirtti.

 

Bakan ayrıca, Washington'ın Birleşmiş Milletler (BM) ile koordineli olarak acil 100 milyon dolarlık insani yardım da dahil olmak üzere bölgeye önemli kaynaklar aktaracağını taahhüt etti.

 

Rubio, ABD'nin mevcut yetki ve bütçe tahsisleri kapsamında sağlayacağı 30 milyon dolardan fazla fonla, Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin "Lübnan topraklarında egemenliği daha etkin şekilde tesis etme" kabiliyetini artırma niyetini yinelediğini kaydetti.

 

İsrail ile Hizbullah arasındaki savaş, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik gerçekleştirdiği saldırılardan günler sonra, silahlı grubun 2 Mart'ta İsrail'e ateş açmasıyla başlamıştı.

 

Hizbullah'ın saldırıları üzerine İsrail'in başlattığı hava ve kara operasyonlarında Lübnan'da 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 1 milyondan fazla insan ise yerinden oldu.

 

Lübnan Büyükelçisi Moawad da bu mutabakatı, Lübnan'ın egemenliğini yeniden tesis etme yolunda atılmış bir "ilk adım" olarak nitelendirdi. İsrail Büyükelçisi Leiter ise imza sonrası yaptığı açıklamada, "İran devre dışı, Hizbullah devre dışı; İsrail ve Lübnan arasında barışa giden yol ise devrede" şeklinde konuştu.

"PİLOT BÖLGELER" ARACILIĞIYLA AŞAMALI ÇEKİLME

İsrail Başbakanı Netanyahu yaptığı açıklamada, anlaşmanın Lübnan ordusunun "toprakların kontrolünü ele almak için örgütlenmeye başlamasına" da olanak tanıyacağını belirtti.

 

Netanyahu, bu sürecin öncelikle İsrail askerlerinin savaş sırasında işgal ettiği alanlardan çekileceği iki "pilot bölge" ile başlayacağını kaydetti.

 

İsrail, söz konusu toprakları, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine yönelik saldırılarını engellemek için kurulan bir "güvenlik bölgesi" veya "tampon bölge" olarak tanımlıyor.

 

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ise anlaşmanın, Lübnanlıların "tamamen özgürleştirilmiş" topraklara ve yeniden inşa edilmiş evlerine, egemenliklerinde "hiçbir ortak" olmadan dönmelerini sağlaması gerektiğini ifade etti.

 

Çatışmaların bu döneminde İsrail tarafında en az 32 asker ve 4 sivil hayatını kaybetti.

 

Hizbullah askeri kayıplarına ilişkin resmi bir veri açıklamadı.

 

Bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, perşembe günü Reuters'a yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal ettiği bazı bölgelerden çekilmeyi kabul ettiğini belirtmiş, ancak bu iddia İsrailli ve Lübnanlı yetkililer tarafından yalanlanmıştı.

 

Bu hafta müzakereler yeniden başlamadan önce, İsrail ve Hizbullah, İsrail askerlerinin Lübnan'ın güneyindeki varlığını sürdürmesi koşuluyla ateşi kesme konusunda anlaşmaya varmıştı.

 

Ateşkes kararına rağmen bölgede şiddet olayları devam etti. İsrail ordusu, cuma günü yaptığı açıklamada, işgal altında tuttuğu bölgelerin yakınında faaliyet gösterdiğini iddia ettiği 7 Hizbullah üyesinin vurularak öldürüldüğünü duyurdu.

 

İmza töreninin ardından gazetecilere konuşan Leiter, "Lübnan ordusunun Hizbullah'ı tasfiye etme ve silahsızlandırma konusundaki performansına bağlı olarak, ek pilot bölgelerle sürece devam edeceğiz ve nihayetinde uluslararası alanda tanınan, güvenli ve üzerinde mutabık kalınan bir sınır belirleyeceğiz" dedi.

 

Diğer taraftan, yanlısı Al Mayadeen televizyonunun aktardığına göre, Hizbullah'ın Lübnan parlamentosundaki Milletvekili Hassan Fadlallah, Lübnan makamlarının ABD desteğiyle "bir iç savaşa sürüklenmedikleri sürece" bu anlaşmayı uygulama gücüne sahip olamayacaklarını belirtti.

 

Fadlallah, Hizbullah'ın Lübnan makamları tarafından atılacak her türlü adıma karşı koyacağını ve silahlarına daha sıkı sarılacağını vurgulayarak, grubun muhalefetinin "ciddi" olduğunu ve yetkililerin sahadaki taahhütlerini yerine getirmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

İSRAİL, LÜBNANLI SİVİLLERE TAHLİYE BROŞÜRLERİ DAĞITTI

Lübnan devlet medyasının aktardığına göre, İsrail kuvvetleri cuma günü Lübnan'ın güneyindeki Mansouri kasabasına havadan broşürler atarak bölge sakinlerinden burayı terk etmelerini istedi.

 

Bu gelişme, İsrail ile Hizbullah arasında yürürlüğe giren son ateşkesten bu yana yapılan ilk tahliye uyarısı oldu.

 

Üst düzey bir Lübnanlı askeri yetkili, İsrail'in son dönemde Mansouri'yi kendi işgal bölgesine dahil ettiğini söyledi.

 

Yetkili, Lübnanlı çiftçilerin kasabaya girip çıkmaya devam ettiğini ancak burada yerleşik olarak yaşamadıklarını aktardı.

 

İsrail askeri sözcüsü ise ordunun sivil nüfusa yönelik bir "hatırlatma" yayımladığını belirterek, "Bu bölge, İsrail askerlerinin faaliyet gösterdiği güvenlik bölgesi sınırları içindedir. Bu, sivillerin zarar görmemesi için bölgede bulunmamaları gerektiğine dair bir hatırlatmadır" dedi.

ÜÇLÜ ÇERÇEVE ANLAŞMANIN DETAYLARI

ABD Dışişleri Bakanlığı, bugün ABD, Lübnan ve İsrail arasında imzalanan "Üçlü Çerçeve" anlaşmasının resmi maddelerini yayımladı.

 

Belgede, İsrail ve Lübnan hükümetlerinin, ABD'nin desteğiyle "kalıcı bir barış ve güvenliği sağlama yönündeki ortak hedeflerini teyit ettikleri" belirtildi.

 

Metne göre, Lübnan ve İsrail çatışmayı sona erdirmeyi, her iki ülkenin de egemenliğini ve güvenliğini garanti altına almayı ve barışçıl komşuluk ilişkileri kurmayı amaçlıyor.

 

Belgede, "İsrail ve Lübnan, her birinin barış içinde var olma hakkını ve iki egemen komşu devlet olarak güvenlik içinde yaşama arzusunu teyit eder" ifadesi yer aldı.

 

Anlaşma kapsamında İsrail ve Lübnan, "çatışmaya kesin olarak son verme, nedenlerini ortadan kaldırma ve aralarındaki savaş durumunu resmi olarak bitirme niyetlerini" beyan etti.

 

İki tarafın da tüm askıda kalan meselelerin kapsamlı çözümü için geri dönülemez bir ilerleme kaydetmeyi amaçladığı vurgulandı.

 

Ayrıca taraflar, Lübnan ordusunun fiili egemenliğini yeniden tesis edeceği karşılıklı ve sıralı bir sürece bağlı kalmayı taahhüt etti.

 

Bu kapsamda, Lübnan'daki devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması ve bunlara ait altyapının tasfiye edilmesinin doğrulanması öngörülüyor.

 

Anlaşmaya göre, Lübnan ordusu pilot bölgelerde tam ve etkin güvenlik sorumluluğunu kademeli olarak üstlenecek. Lübnan hükümeti, devletin güç kullanma tekelini yeniden kurmak ve doğrulanabilir, eksiksiz bir silahsızlanmayı sağlamak için çalışacak.

 

Beyrut yönetimi, bu amaç doğrultusunda uluslararası ortaklardan destek talep ederek, Lübnan'ın savunması ve güvenliğinden yalnızca kendi resmi güvenlik güçlerinin sorumlu olduğunu teyit etti.

 

Mutabakat uyarınca, anlaşmanın eksiksiz uygulanmasını denetlemek amacıyla ABD'nin katılımı ve desteğiyle bir "Lübnan-İsrail Askeri Koordinasyon Grubu" kurulacak.

 

Lübnan hükümeti, ordunun askeri ve güvenlik kontrolünü yaymasını sağlayacak performans odaklı ve sıkı bir programı uygulamayı üstlenecek.

 

Metinde ayrıca, Lübnan'daki devlet dışı silahlı gruplara finansman akışının engellenmesi için gerekli yasal tedbirlerin alınması ve kapsamlı bir barış anlaşması taslağı hazırlamak üzere çalışma grupları oluşturulması kararlaştırıldı.

 

Belgede, güney Lübnan'da güvenliğin yeniden sağlanmasının, sivillerin geri dönüşünün ve İsrail yerleşimlerinin güvenliğinin temin edilmesinin barışın gerekliliklerinden olduğu belirtilirken; Washington'ın, Lübnan hükümetine yeniden imar ve ekonomik kalkınma süreçlerinde destek olmak amacıyla uluslararası ortaklarını harekete geçireceği ifade edildi.

Kaynak :
Ntv.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: