İkiyüzlü soykırımcıların ahlak atışması: Obama ve Trump sürtüşmesi

Eski ABD Başkanı Barack Obama, 3 Kasım ara seçimleri öncesinde Ohio ve Michigan’da Demokrat adaylara destek verirken Trump yönetimini yolsuzluk, hayat pahalılığı ve siyasi sorumsuzlukla suçladı.

25 Eki 2026 - 15:55 YAYINLANMA
İkiyüzlü soykırımcıların ahlak atışması: Obama ve Trump sürtüşmesi

Ancak Obama’nın geçmişteki başkanlık sicili, yerine getiremediği ilerici vaatler ve askeri saldırıları da Demokratların bugün savunduğu değişim söyleminin sınırlarını gözler önüne seriyor. Trump ise rakibinin eleştirilerine yanıt vermek yerine Obama’nın Detroit mitingini küçümseyerek tartışmayı siyasi gösteriye dönüştürdü.

ABD siyasetinde ara seçimler yaklaşırken karşılıklı suçlamalar sertleşiyor. Obama, 24 Ekim’de Cleveland ve Detroit’te düzenlenen mitinglerde Trump’ı ve Cumhuriyetçi adayları hedef alırken, ekonomik sıkıntılarla boğuşan seçmenlere mevcut yönetimi denetleme fırsatı olarak 3 Kasım seçimlerini gösterdi.

Ancak Obama’nın Trump’a yönelttiği eleştiriler, Demokratların kendi siyasi geçmişleriyle yüzleşmekten ne ölçüde kaçınabildiği sorusunu da gündeme getirdi. Bir dönem değişim ve umut vaat eden Obama yönetimi; insansız hava aracı saldırıları, sivil özgürlükler konusundaki tartışmalar ve göçmenlerin sınır dışı edilmesi politikaları nedeniyle de eleştirilmişti. Nitekim Michigan’da desteklediği Senato adayı Abdul El-Sayed, 2012’de Obama’nın ilk dönemini değerlendirirken savaş politikalarını, sivil özgürlükler alanındaki uygulamaları ve yerine getirilmeyen vaatleri ağır biçimde eleştirmişti.

Ohio’da kampanya tartışması: Aile travması siyasi malzemeye dönüştü

Obama’nın Cleveland’daki mitinginin merkezinde, Demokratların Ohio valiliği adayı Amy Acton’ın çocukluk dönemindeki istismar ve evsizlik deneyimlerini konu alan tartışmalı siyasi reklam yer aldı.

Cumhuriyetçi aday Vivek Ramaswamy’nin kampanyasında Acton’ın uzun süredir ayrı yaşadığı annesi Donna Arthur’un yer aldığı reklam, Ohio siyasetinde sert tepki çekti. Acton, rakibinin çocukluk travmasını seçim kampanyasında kullanarak siyasi çıkar sağlamaya çalıştığını savundu.

Acton, Obama’nın da katıldığı mitingde Ramaswamy’ye doğrudan seslenerek, rakibinin kampanyasını kurtarmak için çocukluğunu kasıtlı biçimde istismar ettiğini söyledi. Acton “Dürüstlük ve ahlak hâlâ önem taşıyor.” mesajı verirken, Ramaswamy’yi kendi çıkarlarını toplumun önünde tutmakla suçladı.

Obama ise reklamı siyasi ahlak açısından kabul edilemez olarak nitelendirdi. Cumhuriyetçi adayın dikkat çekmek uğruna sınırları aştığını savunan eski başkan, siyasi rekabetin kişisel travmaların istismarına dönüşmesini eleştirdi.

Tartışmanın büyümesinde Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in Ramaswamy’ye destek vermesi de etkili oldu. Ohio Valisi Mike DeWine dahil bazı Cumhuriyetçi isimlerin reklamın kaldırılmasını istemesi, parti içinde de rahatsızlık bulunduğunu gösterdi. Ramaswamy ise reklamın Acton’ın siyasi kampanyasındaki iddialarını sorguladığını savundu.

Böylece Ohio’daki valilik yarışı, ekonomik programların ve kamu politikalarının tartışıldığı olağan bir seçim kampanyasının ötesine geçerek kişisel geçmişin siyasi silaha dönüştürülmesi tartışmasına sürüklendi.

Trump’ın Beyaz Saray’ı: Hayat pahalılığı sürerken milyonlarca dolarlık projeler

Obama, Detroit’teki konuşmasında Trump’ın ekonomik vaatlerini de hedef aldı. Başkanın hayat pahalılığını düşürmek yerine Beyaz Saray’daki yenileme projelerine yoğunlaştığını savunan Obama, yeni balo salonu ve helikopter pisti çalışmalarını alaya aldı.

Trump’ın Beyaz Saray yerleşkesindeki dönüşüm projeleri, finansman kaynakları ve maliyetleri konusunda soru işaretleri yaratıyor. The Washington Post ve Axios’un haberlerine göre balo salonu, helikopter pisti ve diğer düzenlemeleri kapsayan projelerin toplam maliyetine ilişkin tahminler yüz milyonlarca dolara ulaşıyor. Projelerin finansmanında özel bağışların, başkanın kaynaklarının ve kamu harcamalarının rolüne ilişkin tartışmalar da sürüyor.

Obama, Trump’ın dekorasyon merakını televizyon programlarına konu olacak bir ev yenileme takıntısına benzetti. Beyaz Saray’ın gösterişli görünümünü de sert bir benzetmeyle eleştirdi.

Eski başkanın mesajı açıktı. Yönetimin öncelikleri, geçim sıkıntısı yaşayan Amerikalıların ihtiyaçlarından uzaklaşıyordu. Ancak bu eleştirinin siyasi açıdan en hassas noktası, Trump’ın yalnızca ekonomik performansıyla değil, kamu kaynaklarının ve başkanlık makamının nasıl kullanıldığıyla da hesap vermesi gerektiği iddiasıydı.

Obama, Trump yönetimini yolsuzluk ve beceriksizlikle suçlarken, Trump ve ailesinin siyasi konumlarından çıkar sağladığı yönündeki iddiaları da gündeme getirdi. Bu suçlamalar siyasi tartışmanın parçası olmakla birlikte, her bir iddianın somut kanıtlar ve ilgili soruşturmalar üzerinden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

Obama’nın değişim vaadi ile başkanlık sicili arasındaki çelişki

Obama’nın Trump’a yönelik eleştirileri, kendi başkanlığının tartışmalı mirasını ortadan kaldırmıyor. 2008’de umut ve değişim söylemiyle iktidara gelen Obama, başkanlığı boyunca insansız hava aracı operasyonlarının genişletilmesi ve bu saldırılarda sivillerin hayatını kaybetmesi nedeniyle eleştirildi.

Dış politika alanındaki bu miras, yalnızca Cumhuriyetçilerin değil, Demokratların ilerici kanadının da itirazlarına konu oldu. El-Sayed’in 2012’de yayımlanan yazısında Obama’nın savaş politikalarını, sivil özgürlükler konusundaki uygulamalarını ve sağlık reformunun sınırlarını eleştirmesi, bugünkü siyasi ittifakın geçmişteki görüş ayrılıklarını da ortaya koyuyor. El-Sayed, yıllar sonra bu eleştirilerinin bir bölümünü yeniden değerlendirdi ve Obama’nın başkanlığının koşullarını o dönemde yeterince anlayamadığını söyledi.

Obama’nın bugün Demokrat adayları desteklemek için sahneye çıkması, partinin hâlâ onun popülerliğinden ve kampanya becerisinden yararlanmak istediğini gösteriyor. Ancak eski başkanın siyasi ağırlığı, Demokratların kendi dönemlerinde yerine getiremedikleri vaatlere ilişkin soruları da beraberinde getiriyor.

Trump’ın yönetim anlayışına yönelik eleştiriler ne kadar sert olursa olsun, Obama’nın geçmişteki politikalarının da aynı eleştirel ölçütlerle değerlendirilmesi gerekiyor. Aksi halde Washington’daki siyasi hesaplaşma, seçmenlerin yaşam koşullarını iyileştirmekten çok partilerin kendi geçmişlerini aklama yarışına dönüşebilir.

Trump’tan karşı saldırı: Rakibinin mitingini küçümsedi

Trump ise Obama’nın Michigan’daki etkinliğini hedef alarak miting alanının boş olduğunu ileri sürdü. Georgia’daki kampanya etkinliğinde yaptığı açıklamalarla eski başkanın siyasi etkisini küçümsemeye çalışan Trump, böylece tartışmayı ekonomik sorunlardan ve yönetim performansından kişisel atışmalara taşıdı.

Bu karşılıklı söylem, Amerikan siyasetindeki kutuplaşmanın geldiği noktayı yansıtıyor: Obama, Trump’ı siyasi ahlak ve yönetim sorumluluğu üzerinden eleştirirken Trump da rakibinin siyasi etkisini hedef alıyor.

3 Kasım ara seçimleri, yalnızca Kongre’deki güç dağılımını değil, seçmenlerin bu siyasi çatışmaya nasıl yanıt vereceğini de gösterecek. Ohio ve Michigan’daki valilik ve Senato yarışları, hem Trump yönetiminin politikalarına yönelik memnuniyetsizliğin hem de Demokratların kendi geçmişlerini savunma kapasitesinin sınandığı kritik mücadeleler arasında yer alıyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: