Ali Özdemir - Merkez Medya

Hak-İş Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Kayabaşı: "İşçi arkadaşlarımız için mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz"

Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, "İş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemele...

23 Nis 2026 - 04:01 YAYINLANMA

Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, "İş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz" dedi.


Hak-İş Konfederasyonu’nca 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü programları dolayısıyla Elazığ’da Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilen etkinlikte, Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı açıklamalarda bulundu.


Elazığ’ın sanayisiyle üreten, ticaretiyle büyüyen, tarım ve hayvancılığıyla bereketi çoğaltan müstesna bir şehir olduğunu dile getiren Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, "Eski ismiyle Mamüratül-Aziz yani izzetli, onurlu ve ihya edilmiş bir şehirden bugün tüm Türkiye’ye hep birlikte sesleneceğiz. Malumunuz 4857 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılında iş güvencesiyle alakalı gelmiş olan yeni düzenlemeler ilk defa mevzuatımıza girdiği için çok iddialı görünmüyordu. 2004 yılından bugüne kadar geçmiş olan 22 yıllık dönem içerisinde Türk çalışma hayatı çok ciddi anlamda değişiklikler gösterdi. 4857 kanunu ile getirilmiş olan iş güvencesi yükümleri, maalesef 30’dan fazla çalışmış olan iş yerlerinde 6 aydan fazla çalışmış kıdemi olan işçi kardeşlerimizi sadece kendi kapsamına alıyor. Bu kapsamda bulunan iş yerleri yüzde 10 bile değil diyebiliriz. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz. Sendikaların 3 tane temel vazifesi var. Birincisi, işçinin iş güvencesini sağlamak. İkincisi işçinin ücret güvencesini sağlamak. Üçüncüsü ise işçinin iş yerinde uygulayacağı işiyle alakalı karşı karşıya kalacağı riskleri ortadan kaldırarak iş sağlığıyla ilgili tedbirler almaktır" diye konuştu.


Kayabaşı, "İş güvencesinden kastımız, iş yerinde haklı ve haksız geçerli bir neden olmadan feshedilen işçi arkadaşlarımızın geri işine kavuşması için sendikalarımızın temel vazifelerinin bu olduğunu ifade ediyoruz. Bunun yanında ücretle alakalı ülkede gerçekleşmiş olan enflasyona karşı, işçinin ücrete bağlı mali ve sosyal haklarının toplu iş sözleşmeleriyle güvence altına alınmasını kapsıyor. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer almış olan düzenlemelerin kapsamının arttırılmasını talep ediyoruz. Bunun yanında, bizim usulü bir önerimiz var. Maalesef parlamentoda kanun koyucu bir mevzuat değişikliğine gittiğinde henüz Resmi Gazete de yayınlanırken çıkmış olan bir düzenleme bir değişikliğe muhtaç bir şekilde çıkıyor. Çünkü teorik ile pratik arasında uyumu sağlayacak bir düzen söz konusu değil. İşçi kesimini ilgilendirmiş olan mevzuat değişikliklerinin çalışma komisyonu tarafından parlamentoya sunulmasını talep ediyoruz. İşçi kesimi olarak bizler, yaşadığımız sorunları dile getirelim. İşverenler de gelsin, bu konuda yaşayacakları sorunları dile getirsinler. Ancak çıkmış olan teorik mevzuatın pratikte arkadaşların yaşadığı sorunlara ilaç olması lazım. Dolayısıyla bizim şu an çıkmış işçilerle ilgili yasaların tamamı plan ve bütçe komisyonundan çıkıyor. Dolayısıyla bu anlamda uzmanlık gerektiren işlerle alakalı bizim talebimiz, çalışma ve aile komisyonu tarafından mevzuat değişikliklerinin yapılması yönündedir" cümlelerini kullandı.



Sendika olarak bütün mağdur ve mazlumlara karşı sorumluluklarının olduğunu da aktaran Kayabaşı, "Filistin halkının yanında durmaya ve insani yardım faaliyetlerimizi de kesintisiz şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda, bugüne kadar Cenab-ı Hakkın sabrı ismi şerifine hepimiz şahit olduk. Bundan sonra niyazımız o dur ki, Kahhar, Cebbar ve Müntekim ismi şeriflerinin hürmetine katil İsrail devletini helak etsin inşallah. Malumunuz yanı başımızda, Bir Ukrayna-Rusya, güney bölgemizde ise Amerika-İsrail ve İran arasında devam eden bir savaş var. Maalesef devam eden savaşın olumsuz etkilerinin tamamının orta göbeğindeyiz. Şükürler olsun ki cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli güvenlik ile alakalı tedbirlerin devletimiz tarafından alınmış olduğunu görmekte bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bu savaşın da bir an önce, sabit ücretliler olarak savaştan en çok olumsuz etkilenecek olan kesimi bizleriz. Savaşın da bir an önce son bulmasını diliyoruz. İsrail ve Amerika tarafından yapılmış olan saldırıları ve soykırımları en sert biçimle kınıyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu derhal kararlı ve somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Bu coğrafyanın tekrar bir barış, huzur ve istikrar adası olması için Türkiye yüzyılının inşacıları olarak emek ve alın terimizi daha çok dökmeye hazır olduğumuzu da belirtiyoruz" ifadelerini kullandı.

Kaynak :
İHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: