Ali Özdemir - Merkez Medya

Glokomda erken tanı görme kaybını önleyebilir

Türkiye’de yaklaşık 2 milyon glokom hastası olduğu tahmin ediliyor. Halk arasında “göz tansiyonu” veya “karasu hastalığı” ola...

09 Mar 2026 - 14:45 YAYINLANMA
Glokomda erken tanı görme kaybını önleyebilir

Türkiye’de yaklaşık 2 milyon glokom hastası olduğu tahmin ediliyor. Halk arasında “göz tansiyonu” veya “karasu hastalığı” olarak bilinen glokom, sinsi ilerleyerek kalıcı görme kaybına yol açabiliyor.

DoktorTakvimi uzmanlarından Op. Dr. Onur Polat, glokomun ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu şöyle anlatıyor: “Glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görmemizi sağlayan görme sinirinin zarar görmesi ve zamanla görme alanı kaybına neden olan sinsi bir hastalıktır.

Halk arasında ‘göz tansiyonu' veya ‘karasu hastalığı' olarak da bilinen glokom, tanıda geç kalındığında veya yeterli şekilde tedavi edilmediğinde ciddi görme kaybı ve körlükle sonuçlanabilir.

Sağlıklı bir bireyde göz içindeki sıvının üretimi ve boşaltılması arasında belli bir denge mevcuttur. Bu denge, göz sağlığı ve göz içi basıncı için oldukça önemlidir. Göz içindeki sıvının boşaltılmasındaki engel ve bozukluklar, göz içi basıncının artmasına ve görme sinirlerinin zarar görmesine yol açar. Bu süreç çoğunlukla yavaş ve sinsi ilerlediğinden, erken dönemde belirti vermez.

Ancak hastalık ilerledikçe ve görme siniri hasarı arttıkça ciddi görme alanı kaybı meydana gelir ve ileri evrede kalıcı körlüğe neden olabilir.”

GLOKOM TANISI NASIL KONUYOR?

Op. Dr. Onur Polat, tanı sürecini şöyle açıklıyor: “Hastaların göz muayenesinde göz tansiyonu ölçümü ve göz dibi muayenesi rutin olarak yapılmaktadır. Göz tansiyonu ölçümü ve göz dibi muayenesinde glokomdan şüphelenilen hastalara, teşhis için ek bazı tetkikler uygulanır. Glokom hastalığında temel bulgu görme siniri hasarı olduğundan, retina sinir lifi ölçümü, görme alanı testi ve kornea kalınlığı ölçümleri yapılır. Bu ölçümler sonucunda hastalığın tanısı konur, tedavisi düzenlenir ve belirli aralıklarla takibi yapılır.”



ERKEN TEŞHİS GÖRME KAYBINI ÖNLEYEBİLİR

Görme sinirlerinde ve görme alanında oluşan hasarda geri dönüş olmadığından erken tanının oldukça önemli olduğunu söyleyen Op. Dr. Onur Polat, “Erken teşhis edildiğinde kolaylıkla ve başarıyla tedavi edilebilen glokomda düzenli aralıklarla yapılan muayeneler, glokomun erken tanı ve tedavisi için en iyi yöntemdir. Özellikle ailesinde göz tansiyonu olan ve risk grubunda olan bireylerin kontrollerini ihmal etmeden yapmaları tedavinin başarısı için oldukça önemlidir” şeklinde konuşuyor.

TÜRKİYE'DE YAKLAŞIK 2 MİLYON GLOKOM HASTASI BULUNUYOR

İleri evrelerde kalıcı görme kaybına yol açan glokomun, dünyada körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer aldığını belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Op. Dr. Onur Polat, “Ülkemizde glokomun görülme sıklığı yüzde 2-2,5. Bu oran, 40 yaş üzeri her 40 bireyden birinde glokom olduğunu göstermektedir. Tanısı konulmuş glokom hastası sayısı yaklaşık 550 bin, ancak henüz tanı konmamış yaklaşık 1,5 milyon glokom hastası olduğu tahmin edilmektedir. Yani ülkemizde yaklaşık 2 milyon glokom hastası bulunuyor ve önemli bir kısmı henüz tanı almamış ve tedaviye ulaşamamıştır. Erken teşhis ve tedavi ile kontrol altına alınabilen ve körlüğün engellenebildiği bu hastalıkta farkındalık düzeyini artırmak ve hastalıklarından habersiz olanlara ulaşmak amacıyla 12 Mart Dünya Glokom Günü ve 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında bilgilendirmeler yapılmaktadır” diyor.

40 YAŞ ÜSTÜ OLANLAR RİSK ALTINDA

Glokom açısından risk altında olan kişiler hakkında bilgilendirme yapan DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, “40 yaş üstü olanlar, ailesinde glokom bulunanlar daha yüksek risk altındadır. Diyabet, yüksek tansiyon hastaları, göz ameliyatları, göz yaralanmaları, romatizmal göz ve sistemik hastalığı olanlar ve uzun süre kortizon kullanan kişilerde de risk artar” şeklinde konuşuyor.

GLOKOMDA KAYBEDİLEN GÖRME GERİ GELMİYOR

“Glokom tedavi edilmezse görme alanı giderek daralır ve kalıcı görme kaybı oluşabilir” diyen Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, “Glokomda kaybedilen görme ve görme alanı kaybı geri gelmez. Tedavi, hastalığın ilerlemesini durdurmayı amaçlar” diyor.



GLOKOM TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER

Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, glokom tedavisinde uygulanan yöntemleri şöyle anlatıyor: “En sık göz damlaları kullanılır. Gerekirse lazer tedavisi veya ameliyat yapılabilir. Amaç göz içi basıncını düşürmektir. Göz sinirlerini desteklemek için vitamin ve aminoasit içeren damla ve ağızdan alınan ürünler de vardır.”

GLOKOM HASTALARININ DİKKAT ETMESİ GEREKENLER

Glokom hastalarının günlük yaşamda dikkat etmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulunan DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, “Tüm ilaçlar ve takviyeler her zaman uzman hekime danışılarak kullanılırsa glokom yapabilecek ürünlerden uzak durulmuş olur. Glokom ilaçlarının da düzenli kullanılması ve kontrollerin aksatılmaması gerekir. Doktora sormadan tedavi bırakılmamalıdır. Genel sağlığa dikkat edilmesi de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olur” diyor.

Kaynak :
IGF

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: