Dr. Abdulaziz Kıranşal: Sadece Müslümanlara değil, tüm dünyaya 'umut' olmalıyız

Alimler ve Medreseler Birliği (İTTİHADUL ULEMA) tarafından düzenlenen 11'inci Alimler Buluşması'nda konuşan Dr. Abdulaziz Kıranşal, "Birinci öncelliğimiz, ümmet olarak yeniden umut olmak zorundayız. Yerelde de umut olmak zorundayız. İslam coğrafyasında da umut olmak zorundayız. Dünyada da umut olmak zorundayız." dedi.

10 Eki 2026 - 18:55 YAYINLANMA

İTTİHADUL ULEMA'nın düzenlediği 11. Alimler Buluşması'nın ikinci oturumunda da dikkat çeken mesajlar öne çıktı. Molla Mahmut Kılınç'ın moderatörlüğünü yaptığı ikinci oturumun ilk konuşmacısı Dr. Abdulaziz Kıranşal oldu.

Diyarbakır'daki alimler buluşmasının ikinci oturumunda, "Sınırları Aşan Kimlik Tasavvuru: Gençlikte Ümmet Şuurunun İhyası" konulu bir değerlendirme yapan Dr. Abdulaziz Kıranşal, "Topluma yeniden umut olabilmeliyiz." dedi…

"Bugün hem yeryüzündeki Müslümanlar olarak hem de memleketimizde, Müslüman kimliğinin ve ümmet kimliğinin öne çıkması gereken en önemli özelliklerinden birincisi bence umut olmalıdır. Müslümanlar yeniden umut olabilmeliyiz. Sakalımızla, başörtümüzle, takkemizle, kimliğimizle bu toplumda yeniden umut olabilmeliyiz."

Siyerden kimi örnekler sunan Kıranşal, umuda dair yaşanmışlıkları hatırlatarak şunları ifade etti:

"Hazreti Peygamberi ve Peygamber'in arkadaşlarını Mekke sokaklarında, Medine sokaklarında gördükleri zaman, 'İşte bunlar bizim için umut.' dediler. Çünkü Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin daveti, o toplumdaki bütün insanların hayatına dokunmuştu. Mesela Resulullah buyurdu ki: 'Kız çocuklarını diri diri gömenler cehennemdeki yerine hazırlansın.' Kız çocuklarına umut oldu. 'Kadın annedir, cennet annelerin ayakları altındadır. Kadın eştir; sizin en hayırlınız, eşlerine en güzel davrananınızdır. Kız çocuğu yetiştiren cennete hazırlansın.' buyurdu, toplumdaki bütün kadınların umudu hâline geldi.

Yaptığı örneklemeleri sürdüren Kıranşal, Peygamber Efendimizin tolumun tamamının umudu haline geldiği şu sözlerle anlattı:

" 'Köleleriniz sizin kardeşlerinizdir. Yediklerinizden yedireceksiniz, giydiklerinizden giydireceksiniz.' diye buyurdu Resulullah. Toplumdaki bütün kölelerin umudu hâline geldi.'Faiz ayaklarımın altındadır.' buyurdu Resulullah. Tefecilerin pençesinde inim inim inleyen insanlar için bir umut hâline geldi. 'Hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktandır. Arabın Acem'e, Acem'in Arap'a bir üstünlüğü yoktur.' buyurdu Resulullah. Irkçılıktan ve kavmiyetçilikten yakınanlar için bir umut hâline geldi. Toplumun tamamı için Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin daveti bir umut oldu."

"Kimliğimizin birinci maddesi umut olmak zorundadır"

Dr. Abdulaziz Kıranşal, sorulması gereken sorular olduğuna da işaret ederek, şöyle konuştu:

"Biz bizeyken şunu düşünelim: Bugün bizler takkemizle, cübbemizle, sakalımızla, başörtümüzle şehirlerin sokaklarında yürüdüğümüz zaman; asgari ücretle çalışanlar, evinin kirasını ödeyemeyenler, elektrik faturasını ödeyemeyenler bizleri umut olarak görüyor mu? Evlenemeyen gençler, geçinemeyen gençler, işsiz gençler Müslümanları, hocaları, dindarları umut olarak görüyorlar mı? Şiddet gören kadınlar dindarları umut olarak görüyorlar mı? Faizin pençesinde inleyenler bizi umut olarak görüyor mu? Yoksa yeni bir faizli bankayı mı umut olarak görüyor?

O yüzden kardeşlerim, kıymetli hocalarım, bizim kimliğimizin birinci maddesi umut olmak zorundadır. Bu toplumun sorunlarına dokunmadığımız müddetçe vaazlarımız, nasihatlerimiz, hutbelerimiz, ilmî çalışmalarımız istediği kadar olsun; bizim davetimiz bu toplumun sorunlarına dokunup bizi tekrardan umut hâline getirmediği müddetçe istediğimiz ümmet kimliğini oluşturamayız. Bunlar bizim yereldeki sorunlarımızdır."

Gazze'de yaşananlara da dikkati çeken Kıranşal, alimlerin, İslam coğrafyasına ne kadar umut olabildiklerini de sorguladı…

"Gazze'de üç yıldan beri kadınlar, çocuklar ve hatta köpekler bile katledildi. İki milyar Müslüman, 57 İslam ülkesi olarak Gazze'deki bir çocuğun burnunun kanamasını bile durduramadık. Şu kadar sivil toplum örgütü, medreselerimiz, hocalarımız, camialarımız, cemaatlerimiz var; İslam topraklarından siyonist israile akan petrolü durduramadık. Elçiliklerin çekilmesini sağlayamadık. Çifte vatandaşlığın durdurulmasını sağlayamadık. O yüzden bu toplantı bizim kendi toplantımız olduğu için öz eleştirimizi de yapmak zorundayız. Bugün biz Gazze'deki çocuklar için umut muyuz? Doğu Türkistan'daki mazlumlar için umut muyuz? Suriye için umut muyuz?"

Alimlerin sadece Müslümanlara değil, tüm insanlığa umut olabilmeleri gerektiğini vurgulayan Kıranşal, şu sözlerle konuşmasına devam etti:

"Birinci öncelliğimiz, ümmet olarak yeniden umut olmak zorundayız. Yerelde de umut olmak zorundayız. İslam coğrafyasında da umut olmak zorundayız. Dünyada da umut olmak zorundayız. Bizi sadece Müslümanlar değil, Amerika'daki evsizler, Londra'nın varoşlarında yaşayanlar, Norveç'te, bilmem nerede yaşayanlar da umut olarak gördüğünde Müslümanları görmek zorundadır."

Müslümanların, muhalif kimliğine de sahip olması gerektiği belirten Kıranşal, "Ümmet olarak şunun farkında olmamız gerekiyor. Müslümanlığımızın ve mücadele kimliğimizin en önemli özelliklerinden birisi de muhalif olmaktır, muhalefet edebilmektir. Uluslararası anlamda küresel şirk düzenlerine, yerel anlamda da bozuk düzenlere muhalefet eden insanlar olmak zorundayız. Bizim davetimiz kendiliğinden, doğal olarak bir muhalefeti de içermek zorundadır." ifadelerini kullandı. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: