Diyarbakır Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Tekdemir: İnsan hakları konjonktüre göre kısıtlanamaz

Diyarbakır Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, Azerbaycan'da başörtülü öğrenci ve öğretmenlere yönelik kısıtlamaların derhal sona erdirilmesi çağrısında bulunarak "İnanç ve eğitim hakkı birbiriyle yarıştırılamaz; insan hakları konjonktüre göre kısıtlanamaz." dedi.

14 Eki 2026 - 17:56 YAYINLANMA

Diyarbakır Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, Azerbaycan'da başörtülü öğrenci ve öğretmenlere yönelik yasaklamalara tepki gösterdi. Tekdemir, inanç ve eğitim özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini belirterek Azerbaycanlı yetkililere kısıtlamaları kaldırma çağrısında bulundu.

"Bir neslin geleceği ve toplumsal doku zedeleniyor"

Açıklamada, Azerbaycan'daki eğitim kurumlarında kılık-kıyafet yönetmelikleri gerekçe gösterilerek başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı ve başörtülü öğretmenlerin mesleki haklarının kısıtlandığı yönündeki iddialara dikkat çekildi.

Tekdemir'in okuduğu basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Son günlerde kardeş ülke Azerbaycan'daki eğitim kurumlarında kılık-kıyafet yönetmelikleri bahane edilerek başörtülü öğrencilerin okul kapılarından geri çevrildiğini, inancının gereğini yerine getiren öğretmenlerimizin mesleki haklarının kısıtlandığını büyük bir üzüntü ve endişeyle takip etmekteyiz.

'Okumak istiyorum, benim de hakkım yok mu?' diye gözyaşı döken ilkokul çağındaki evlatlarımızın, sınıflara alınmayıp okul pencerelerinden arkadaşlarını izlemek zorunda bırakılan yavrularımızın, 'Rızkımı başka yerden kazanırım ama bu çocukların hakkını savunmak zorundayız' diyerek mesleğini riske atan onurlu öğretmenlerimizin vicdan çığlığı, bizim de çığlığımızdır!"

Başörtüsü yasağının yalnızca bireysel bir kısıtlama olmadığının belirtildiği açıklamada, çocukların inançları ile eğitim hakları arasında tercihe zorlanmasının özgüven kayıplarına ve aidiyet sorunlarına yol açabileceği ifade edildi.

"28 Şubat zihniyetinin Azerbaycan'da tekrarlanmasını kabul etmiyoruz"

Türkiye'nin geçmişte yaşadığı başörtüsü yasaklarına da değinilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Bu vahim tablo bizlere hiç de yabancı değildir. Karşı karşıya kaldığımız bu yasakçı zihniyet, Türkiye'nin geçmişinde derin yaralar açan 28 Şubat karanlığının ve ikna odası zihniyetinin birebir tezahürüdür.

Zamanında bu topraklarda 'ikna odaları' kurarak genç kızlarımızın eğitim hakkını ve geleceğini gasp edenler, 'Laiklik' ve 'düzen' kılıfı altında inançlı insanları kamusal alandan silmeye çalışanlar, başörtüsünü bir tecrit ve ayrıştırma aracı olarak kullananlar, tarihin ve milletin maşeri vicdanında mahkûm olmuşlardır.

Bizler Türkiye'de 28 Şubat barbarlığını ve inanç zulmünü büyük mücadeleler vererek tarihin çöplüğüne gömdük. Bu yüzden çok net ifade ediyoruz: Türkiye'de acısını ve mağduriyetini yıllarca yaşadığımız bu zulüm dolu ayıbın 'Tek Millet, İki Devlet' dediğimiz can Azerbaycan'da tekrar edilmesini asla kabul etmiyoruz."

Azerbaycanlı yetkililere çağrı

İnanç ve eğitim özgürlüğünün birbirinden ayrı düşünülemeyeceğinin vurgulandığı açıklamada, Azerbaycanlı yetkililere kısıtlamaları sona erdirme çağrısı yapıldı.

Açıklamada, "İnanç ve eğitim hakkı birbiriyle yarıştırılamaz; insan hakları konjonktüre göre kısıtlanamaz. Azerbaycan yetkililerini bu yanlıştan derhal dönmeye ve temel hak ve özgürlükleri güvence altına almaya davet ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Basın açıklaması, Azerbaycanlıların inanç ve eğitim özgürlüğü mücadelesine destek mesajıyla sona erdi:

"Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır 1 Nolu Şubesi olarak haykırıyoruz: Kız çocuklarımızın gözyaşları ve toplumsal travmalar üzerine ne istikrar ne de adalet inşa edilebilir. Azerbaycanlı kardeşlerimizin inanç ve eğitim özgürlüğü mücadelesinde sonuna kadar yanlarında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz." (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: