Dışişleri Bakanı Hakan Fidan NTV'de: İsrail sadece bölge için değil dünya için tehlikeli

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan'da Husilerle yaşanan çatışmalarda Mekke İttifakı olarak askeri ihtiyaçlara yanıt verilebileceğini söyledi.

19 Eyl 2026 - 21:55 YAYINLANMA
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan NTV'de: İsrail sadece bölge için değil dünya için tehlikeli

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV yayınında gündemdeki sıcak gelişmeleri değerlendiriyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, gündemdeki konulara ilişkin NTV yayınında Burak Özcan ile Burcu Kaya'nın sorularını yanıtlıyor. 

-Suriye ziyaretinizin gündemi neydi? Şara ile hangi konuları ele aldınız? Türkçe’nin seçmeli dil olarak müfredatta kalması ziyaretin somut bir sonucu olarak açıklandı. Başka hangi konular masadaydı?

“Suriye'de görüşmemiz gereken çok sayıda başlık var. Düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi gerekiyor. Dışişleri Bakanları olarak bizlerin ikid evlet arasında yürüyen çok sayıdaki projeyi yakından takip etmemiz ve sürekli bir araya gelmemiz gerekiyor. Suriye ile 911 kilometrelik sınırımız var. Oradaki istikrar, barış, huzur kalkınma bizim için de önemli. Cumhurbaşkanımızın mesajları vardı onları ilettim sayın Şara'ya. Bölgesel istikrar, riskler, entegrasyon süreci ve terörle mücadele dahil birçok konuyu konuştuk.”

-Şam ziyaretinizle ilgili olarak Suriye’de entegrasyon konusunda da görüşlerinizi almak isteriz. Bu konudaki gözleminiz nedir?

“Kontrollü şekilde sürecin ilerletilmesine yönelik bir arzu görüyoruz taraflarda. Diğer taraftan bütün şartları yerine gelip süreç tamamlanana kadar dikkatli takip etmemiz gerekiyor.”

-Netanyahu seçimler öncesi bölgedeki saldırganlığını ve Türkiye karşıtı söylemini iyice artırdı. Netanyahu'nun amacı ne?

“Netanyahu içerideki siyasi pozisyonunu güçlendirmek için kendisini vazgeçilmez göstermek için arayışlar peşinde. Türkiye düşmanlığı da bunun bir ürünü. Bunu hafife alıyor değiliz. İsrail barışa dayalı, saygıya dayalı işbirliğine dayalı bir politikayı desteler umuyoruz. Yoksa sadece yalnızlaşmakla kalmayacak bunun bedelini bölgeyle birlikte ödeyecek. Türkiye'nin bu türden provokasyonlara ucuz kışkırtmalara gelecek devlet değil. Bölgede ortaklarımız var bizim. İsrail bölgeye değil sadece dünyaya tehdit. Bu böyle olduğu sürece ben gereken cevabın verileceğini düşüyorum. Sürecin mazlum Filistinlilerin lehine olacağını düşünüyoruz.”

-Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki çatışmalar Husi güçlerinin Babülmendep Boğazı’nı neredeyse kontrol altına aldığı bir safhaya girdi… Gerginliğin sonlandırılmasına yönelik bir girişim söz konusu mu?

“Girişim çok ama bunların muhatapları tarafından kabul görmesi gerekiyor. ABD-İran görüşmelerinde son bir kaç aydır bir tıkanma var. Babülmendep ayağının da artık Yemen tarafından açıldığını görüyoruz. Giderek daha karmaşık hale geliyor. İran ABD müzakerelerin bir sonuca varmasına veriyoruz. İşleyen süreci iki tarafta kendi lehine yorumlamaya başladı. Yeni teklifler vara umarım kabul ederler. Yoksa kriz belli yere kadar tolere edildi ama ekonomik yansımaları artık tolere edilebilir seviyeyi geçmeye başladı.”

-Tabii Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının ardından Mekke ittifakı da gündeme geldi. Mekke İttifakı ne aşamada? Kurumsallaşma çalışmaları nasıl gidiyor? İttifak genişleyecek mi?

“Çok güçlü bir irade var, hızla ilerliyoruz. İttifakımız bölge ülkelerine açık bir ittifak. Bölgesel sorunlara bölgesel çözüm getirme arayışından çıktı bu ittifak.”

- Suudi Arabistan’dan bir destek talebi geldi mi? Mekke İttifakı’nın Suudi Arabistan’ın yanında Husilere karşı bir askeri angajmana girmesi ihtimali var mı?

“Gelinen noktada Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine çok ciddi saldırılar olduğunu görüyoruz. Bizim anlaşmamızda da müttefiklik anlaşması var, sözümüzün eriyiz. Bu konuda bir dayanışma içerisindeyiz. Dışişleri Bakanlığı olarak özellikle Mekke'ye yönelik petrol altyapısına saldırıları kınıyoruz. Mekke İttifakı olarak yakından takip ediyoruz. Askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir, Bunu da karşılama yönünde sıkıntımız olmaz.”

-İsrail ve İran kaynaklı bazı yorumlarda, Mekke İttifakı’nın kağıt üzerinde kaldığı iddiaları yer aldı. Bu yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Buna biz gülüp geçiyoruz. Biz NATO'nun üyesiyiz 1952'den beri. Aslında burada gördüğü tehdit algısını doğrudan yansıtan şeyler bunlar. Mekke İttifakı çok oyun değiştirici bir platform olacak."

-Gazze ve Batı Şeria'da son durum nedir? 

“Birinci aşamadan ikinci aşamaya geçilemiyor. Hamas tarafı bir noktada üzerine düşenleri zorlu da olsa yaptı. İsrail yapmadı ve yeni talepler getiriyor. Bu ay bu anlaşmanın hayata geçirilmesinin üzerinden bir ay geçmiş olacak. Buradaki kilitlenmenin aşılması gerekiyor ama İsrail'in tıkayıcı rolü devam ediyor. İnsani yardım konusunda istenilen hızda adım atıldığını görmüyoruz. Barınma konularının hayat geçmesi gerekiyor. İsrail bazı barınma malzemelerinin ve prefabrik yapıların içeri girmesine izin vermiyor. Hamas'ın karakterinden dolayı birçok Arap ülkesi şerh koymuş durumda oraya.”

-Son dönemde Karadeniz’de yine karşılıklı saldırılar var. Siz, Türkiye’nin taraflara bazı öneriler sunduğunu açıklamıştınız. Savaş sona ermese böyle bir anlaşmanın yeniden hayata geçirilmesi ihtimali var mı?

“Kalıcı sonuç üretmesi an itibariyle biraz zor gözüküyor. Savaşı yok ediciliğini bütün tarafların yeter miktar tanıyıp artık sönümlenen bir savaşa mı gideceğiz, yoksa makul yerde buluşup daha fazla birbirimizi yok etmeyelim mi diyeceğiz. İki tarafa da bir teklif gönderdik, cevap bekliyoruz. Birinci öncelik tahılın Karadeniz'den çıkarılması. Tahıl enerjinin aksine her iki ülkenin de sattığı bir ürün.”

-Son dönemde Yunanistan tarafından Ege sorunları bağlamımda yapılan bazı açıklamalar var, bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?


“Yunanistan'da iç siyasette bir Türkiye faktörü var. Kamuoyunun dikkatini çekmek istiyorsa açacağı kart Türkiye kartı. Bizim daha büyük, daha küresel sorunlarımız var ama Yunanistan siyasetinin bir tane konusu var. Mevcut hükümetle bir anlayış birliğine ulaştık. Bu iktidarlar olduğu sürece sorunu çözmek için ellerinden geleni yapacaklar birbirlerine karşı sürpriz olmayacak dendi. Muhalefetin de vurduğu yer burası oluyor sadece orada hükümeti. Orada da bir seçim atmosferi var ve bu dil biraz daha kullanılacak. Ama biz resmiyette olana bakıyoruz. Silahlı kuvvetlerimiz ve sahil güvenlik ekiplerimiz hassas durumdalar. Umarız kimse orada çılgınca bir hareket yapmaz. Cumhurbaşkanımız her gelen hükümetle konuşarak bu meseleleri çözmek istediğini gösteriyor. Maceracı adımlara gitme niyeti olursa bu devletin ciddiyeti, gücü herkes tarafından biliniyor. 

-Birleşmiş Milletler 81. genel kurul toplantısı New York’ta başlıyor. Türkiye’nin gündemi nedir? Bu bağlamda sayın Cumhurbaşkanı’nın genel kurula hitabına dair bazı ipuçları vermeniz mümkün müdür?

“Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajlar çok yakından takip ediliyor. Her zaman üç dört konuşmacıdan biri oluyor. Türkiye'nin bulunduğu yerden dünya sorunlarına getirdiği çözüm önerileri neler buna yönelik vizyonel bir konuşması olacak. İnsanlık değerleri temelinde çözümüne ilişkin bir vurgu. Yapay zeka konusunda da insanlığın ilk defa gelecek riskleri önceden bu kadar görüp ortak adım atması gerekeceği bir durumdayız. Buna yönelik bir mesajı da olacak sayın Cumhurbaşkanımızın”

-Diyarbakır’a bir ziyaretiniz oldu geçtiğimiz günlerde. Çok yoğun bir ilgi vardı. Halkla temas ettiniz, süreç ile birlikte düşündüğümüzde bu ziyareti, nasıl bir hava gördünüz kentte?

“Terörsüz Türkiye'nin orada inanılmaz derece yankı bulduğunu gördüm. Çok değişik sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle biraraya gelme imkanım oldu. Karşılıklı görüş alışverişlerimiz oldu.”

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: