Merkez Platform

Bakan Kurum: Son on yılda yenilenebilir enerji üretimimizi 3 katına çıkardık

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, "Son on yılda yenilenebilir enerji üretimimizi 3 katına çıkardık. Enerji verimliliğine 10 milyar dolardan fazla yatırım yaptık ve depolama kapasitesi konusunda AB'ye (Avrupa Birliği) üye ülkelerin önüne geçtik." dedi.

30 Nis 2026 - 16:02 YAYINLANMA
Bakan Kurum: Son on yılda yenilenebilir enerji üretimimizi 3 katına çıkardık

Fransa'nın başkenti Paris'teki IEA (Uluslararası Enerji Ajansı) merkezinde IEA Üst Düzey Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı düzenleniyor.

Toplantıya Bakan Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, IEA Başkanı Fatih Birol, COP21 Başkanı ve COP Başkanları Danışma Grubu Başkan Laurent Fabius'un yanı sıra 50’den fazla ülkeden çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Bakan Kurum toplantının açılışında yaptığı konuşmada, toplantıyı düzenleyenlere ve katılım gösteren üst düzey temsilcilere teşekkür ederek "Uluslararası Enerji Ajansının ev sahipliğinde, Paris'te sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum." dedi.

COP31 Başkanlığı olarak IEA ile ilk üst düzey toplantıyı gerçekleştirdiklerine işaret eden Kurum, bu toplantıda gelecekte atılacak adımları ele alacaklarını aktardı.

"Paris Anlaşması'nın ikinci on yılına adım atıyoruz." diyen Kurum, anlaşmanın ilk on yılında taahhütlerin ortaya konduğunu ve kurumların şekillendiğini, ikinci on yılında ise bunların uygulamaya geçirilmesine odaklanılacağını dile getirdi.

"Küresel ekonomi, enerji paradigmasını dönüştürmek zorundadır"

Bakan Kurum, "Bugün dünya tarihinin en büyük enerji kriziyle karşı karşıyayız ve bu durumu hep birlikte fırsata çevirmek zorundayız." diye konuştu.

Küresel enerji krizinin enerji bağımlılığı ve güvenliğini gündeme getirdiğini belirten Kurum, bu alandaki bütün krizlerin "bilimin rehberliğindeki enerji planlamalarının ne kadar önemli olduğunu" ortaya koyduğunu söyledi.

Bu nedenle COP31'deki ana temalardan birinin bilim ve teknoloji olduğunun altını çizen Kurum, "Küresel ekonomi, enerji paradigmasını dönüştürmek zorundadır. Bu bir zorunluluktur, tercih değildir. Yapılması gereken en kritik adım temiz enerjiye geçişi hızlandırmaktır." ifadelerini kullandı.

Bu dönüşümde hem enerji arz güvenliği hem de ülkelerin refahını korumak için birlikte çalışma çağrısında bulunan Kurum, elektrifikasyon ve dijitalleşmenin bu dönüşümde en önemli "oyun değiştiriciler" olduğunu kaydetti.

"Son on yılda yenilenebilir enerji üretimimizi 3 katına çıkardık"

Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde enerji yolculuğunu kararlı bir şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Kurum şu ifadeleri kullandı:

"Son on yılda yenilenebilir enerji üretimimizi 3 katına çıkardık. Enerji verimliliğine 10 milyar dolardan fazla yatırım yaptık ve depolama kapasitesi konusunda AB'ye (Avrupa Birliği) üye ülkelerin önüne geçtik." dedi.

Bakan Kurum, "Fosil yakıt ithalatına olan bağlılığımızı azaltmak, vatandaşlarımızı küresel bu piyasa dalgalanmalarının yarattığı kırılganlıklardan korumak için de somut adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bugünkü krizin içinde Türkiye güvenli liman olarak yine vatandaşlarına ve bölgeye her türlü hizmeti vermeye devam etmektedir; huzurun, güveninin adresi olmaya devam etmektedir." diye konuştu.

COP31 Başkanlığı olarak çok taraflılığa güvenin tesis edilmesini ve ülkelerin egemenlik haklarına ve ulusal koşullarına saygıyı öncelediklerini vurgulayan Kurum, "sorunların ve fırsatların açık bir diyalog içinde ele alınabilmesinin öncelikli hassasiyetleri olduğuna" dikkati çekti.

Kurum, IEA'nın Fatih Birol başkanlığında bu alanda önemli adımlar attığını vurgulayarak "Bu kapsamda biz de Uluslararası Enerji Ajansımızla birlikte stratejik ortaklığımızı bu toplantıda açıklamaktan memnuniyet duyuyoruz." ifadesini kullandı.

Bu kapsamda COP 31 eylem gündeminde enerji arzı güvenliği ve talebini önceleyen temalara özellikle yer verdiklerini belirten Kurum, "Arz tarafında odak noktamız temiz enerji geçişini hızlandırmaktır." dedi.

Bakan Kurum, enerji talebi tarafında ise odak noktalarının ise yeşil sanayileşme ve sivil toplum kurumlarının da içinde olduğu döngüsel ekonomi, sıfır atık ve dirençli şehirlerin yer aldığını ifade etti.

Kurum, "Şunu net bir şekilde bilmenizi isterim. Eylem gündemimizin temiz enerji geçişi başlığı altında yenilenebilir enerji, yeni elektrik sistemi mimarisi, elektrifikasyonun yaygınlaştırılması, enerji verimliliği gibi alanlarda doğrudan sahada sonuç üretmeye odaklanıyoruz." diye konuştu.

Bu kapsamda, temiz pişirmenin önemine değinen Kurum, dünyada 2,3 milyardan fazla insanın katı yakıtlarla çalışan geleneksel sobaları kullandığını hatırlattı.

IEA ile ortaklıklarının en önemli ayaklarından birinin temiz pişirme konusundaki çözümler olacağını kaydeden Kurum, bunu küresel gündemin merkezine taşıyacakları taahhüdünde bulundu.

COP31 eylem gündeminin diğer bir başlığının sıfır atık olduğunu belirten Kurum, “Saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde bir dünya markası haline gelen Sıfır Atık Hareketi bu alandaki uygulamalar için güçlü bir zemin sunmaktadır.” dedi.

Kurum, bu hareketin sadece atıkların dönüşmesinden ibaret olmadığını, verimlilik ve emisyon azaltımı açısından da çok önemli bir role sahip olduğunu vurguladı.

IEA ile birlikte ortaklıkların ilk ürünlerinden biri olarak atık dönüşümünün iklim değişikliğine etkisi alanında çalışma yapmasını beklediklerini dile getiren Kurum, şöyle devam etti:

"Bu çalışmayı ajansımız (IEA) başlattı ve neticelerine göre de COP31'in eylem gündemi içerisinde önemli yer alacak. Ve yeşil sanayileşme yönüyle baktığımızda da yeni teknolojilerin ölçeklenmesi, kamu özel sektör arasında daha güçlü bir politika ve yatırım diyaloğunun kurulması büyük önem taşıyor."

"Türkiye açısından baktığınızda şehirler aynı zamanda güçlü bir uygulama alanıdır"

Kurum, yenilenebilir enerji entegrasyonu, kritik minerallerin yönetiminin de bu dönüşümün temel yapı taşlarını oluşturduğunu söyleyerek, iklime dirençli şehirler başlığını önemsediklerine değindi.

"Şehirlerimizi enerji dönüşümünün en görünür sonuçlarını olarak gördüğümüz alanlar olarak değerlendiriyoruz ve Türkiye açısından baktığınızda şehirler aynı zamanda güçlü bir uygulama alanıdır." diyen Kurum, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremin ardından Türkiye'nin 2 yılda 500 bin afet konutu yaptığını dile getirdi.

Kurum, "Özellikle deprem deneyimiz, dirençli altyapı, güvenli yapılaşma ve yerel kapasitelerin ne kadar kritik olduğu açık biçimde ortaya koymuştur." ifadesini kullanarak, COP31 kapsamında eylem gündemlerinin diğer önemli ayağının ise finansman olduğunun altını çizdi.

COP29 Bakü finans hedefi kapsamında verilen taahhütlerin COP31 başkanlıkları döneminde takip edileceğini aktaran Kurum, "Mevcut durumda sorun hedefler ile uygulama arasındaki aslında boşluk. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu boşluk desteklerin doğru projelere verilmesi ve finansman yapılarıyla desteklenmesi yoluyla kapatılmalıdır. Burada da bir uygulama mekanizması hayata geçireceğiz. Doğru projelere doğru finansmanı en hızlı şekilde ulaştırabilmek adına." şeklinde konuştu. ​​​​​​​

Bakan Kurum, bugünkü toplantıya katılanlardan somut ve uygulanabilir önerileri, COP31'den beklentilerini dile getirmelerini beklediklerini kaydederek "Bu vesileyle tüm dünya ülkelerini, tüm liderlerimizi, tüm dostlarımızı bir kez daha Antalya'da yapılacak olan toplantıya davet ediyoruz." dedi.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: