“Atıktan Sanata” projesi gastronomi manifestosuyla yeni boyut kazandı
Türkiye’deki otellerinde kullanım ömrünü tamamlayan tekstilleri Devridaim Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirdiği “Atıktan S...
Türkiye’deki otellerinde kullanım ömrünü tamamlayan tekstilleri Devridaim Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirdiği “Atıktan Sanata” projesi kapsamında çağdaş bir sanat eserine dönüştüren Grup, bu kez öncü bir gastronomi projesine imza attı.
Global sürdürülebilirlik yaklaşımı ReGen’in Türkiye’deki uygulamalarından biri olan projenin devamında Barceló Istanbul’da sunulan “Sürdürülebilir Gastronomi ve İklim Krizi Manifestosu”, atıksız mutfak yaklaşımını bütüncül bir gastronomi deneyimine çevirdi.
“Atıktan Sanata”nın ilk aşamasında, grubun Kapadokya, İstanbul ve Ankara’daki otellerinde kullanım ömrünü tamamlayan çarşaf, havlu ve yastık kılıfları yeniden değerlendirildi. Kapadokya’dan toplanan bitkilerle üretilen doğal boyalar ve Barceló Cappadocia’nın mutfağındaki çay ve kahve posalarıyla renklendirilen tekstiller, Devridaim Enstitüsü tarafından bitki baskıları, el dikişleri ve nakışlarla çağdaş bir sanat eserine dönüştürüldü.
Eserdeki seyrek bitki izleri azalan bitki örtüsünü, çatlak desenleri kuraklığı, güneş formu ise yoğunlaşan sıcaklıkları temsil etti. Gastronomi aşamasında orman yangınlarını, eriyen buzulları ve biyoçeşitlilik kaybını simgeleyen sunumlar, iklim krizine ilişkin bu anlatıyı sofraya taşıyarak projenin sanat ve gastronomi aşamalarını birbirine bağladı.
‘SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TÜM YAKLAŞIMLARIMIZIN MERKEZİNDE’
Barceló Hotel Group Türkiye Ülke Müdürü Hasan Ekmen, grubun sürdürülebilirlik yaklaşımını ve projeyle ilgili şunları kaydetti:
“Bugün aldığımız kararlar, gelecek kuşaklara bırakacağımız dünyanın koşullarını belirliyor. İklim krizi karşısında şirketler olarak sorumluluğumuz, kaynakları nasıl kullandığımızdan faaliyet gösterdiğimiz alanlarda nasıl bir etki yarattığımıza kadar uzanıyor. Grubumuzun global sürdürülebilirlik yaklaşımı Barceló ReGen, bulunduğumuz destinasyonlarda ekonomik, sosyal ve çevresel değer yaratmayı esas alıyor. Yerel üretim bilgisini desteklemek, kültürel ve doğal mirası korumak bu anlayışın ayrılmaz parçaları. Bu yaklaşımın somut bir karşılığı olan Atıktan Sanata projemizin her iki aşamasında da iklim krizinin doğa üzerindeki etkilerine dikkat çektik. Sanat ve gastronomi, projenin mesajını aktarırken, tekstilleri ve mutfak malzemelerini yeniden değerlendirmemiz, sürdürülebilirlik anlayışımızın uygulamadaki karşılığını ortaya koydu. Türkiye olarak grup içinde böyle bir çalışmaya öncülük etmeyi çok değerli buluyoruz.’’