Ali Özdemir - Merkez Medya

Arakçi neden yeniden Pakistan'a gitti?

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Pakistan'a dönüşü, ABD ile dolaylı müzakereler için yeni bir sürecin hazırlığı olarak değerlendiriliyor.

27 Nis 2026 - 07:10 YAYINLANMA
Arakçi neden yeniden Pakistan'a gitti?

İran İslam Cumhuriyeti'nin Kahire'deki Çıkarları Koruma Ofisi Başkanı Mücteba Ferdusi Pur, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Umman ziyaretinin ardından yeniden Pakistan'a gitmesinin, diplomatik temasların yoğunlaştırılmasıyla bağlantılı olduğunu açıkladı.

Ferdusi Pur, Pakistan'ın artık yalnızca bir arabulucu olmadığını, aynı zamanda sürece aktif katkı sunan bir ortak haline geldiğini belirtti. İslamabad yönetimiyle yürütülen temaslarda yeni önerilerin masaya yatırıldığını ifade eden İranlı yetkili, bu görüşmelerin Tahran ile Washington arasında olası bir anlaşmanın zeminini hazırlamayı amaçladığını söyledi.

Arakçi'nin Umman ziyareti de aynı çerçevede değerlendirilirken, Maskat'ın İran açısından güvenilir bir arabulucu olduğu ve bölgesel aktörlerin diplomatik süreçte daha etkin rol üstlenmesinin hedeflendiği kaydedildi.

İran tarafının yeni şart ve önerilerini Pakistan üzerinden ABD'ye ilettiğini belirten Ferdusi Pur, Washington'un yanıtının beklendiğini vurguladı. İran İslam Cumhuriyeti'nin, siyasi irade gösterilmesi halinde 2015'teki anlaşmaya benzer bir uzlaşıya hazır olduğu ifade edildi.

İranlı yetkili, müzakerelerdeki temel kırmızı çizgileri de sıraladı. Buna göre Tahran, bölgede "ne savaş ne barış" durumunu kabul etmiyor, savaşın tamamen sona ermesini, deniz ablukasının kaldırılmasını ve tehditlerin durdurulmasını şart koşuyor. Ayrıca yaptırımların tamamen kaldırılması, dondurulan varlıkların serbest bırakılması ve nükleer hakların tanınması talepler arasında yer alıyor.

Doğrudan müzakerelere mesafeli yaklaşan Tahran yönetimi, ABD ile yüz yüze görüşmelere güven duymadığını belirtiyor. Geçmişte Washington'un anlaşmalardan geri adım attığını savunan İranlı yetkililer, bu nedenle arabulucular üzerinden yürütülen dolaylı görüşmeleri tercih ediyor.

Öte yandan İran'ın Rusya ve Çin'den aldığı desteğin daha çok siyasi ve diplomatik düzeyde olduğu, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde bu desteğin hissedildiği ifade edildi. Tahran'ın son süreçte ise büyük ölçüde kendi kapasitesine dayandığı vurgulandı.

Tüm bu diplomatik temasların, bölgedeki gerilime rağmen siyasi çözüm ihtimalini canlı tuttuğu, ancak nihai sonucun Washington'un vereceği yanıta bağlı olduğu değerlendiriliyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: