ANTGİAD'dan yeni sezona güçlü başlangıç
ANTALYA Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2026-2027 çalışma sezonunu geniş katılımlı toplantıyla açtı.
ANTALYA Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2026-2027 çalışma sezonunu geniş katılımlı toplantıyla açtı. Sezonun ilk Genişletilmiş Üye Toplantısı, ANTGİAD üyelerinin yoğun ilgisine sahne oldu.
'Jeopolitik Dönüşüm Çağında Türkiye Ekonomisini Neler Bekliyor?' başlığıyla gerçekleştirilen toplantının moderatörlüğünü gazeteci Hakan Güldağ üstlenirken, ekonomist Dr. Şeref Oğuz ile gazeteci ve dış politika yazarı Zeynep Gürcanlı gecenin konuşmacı konukları oldu.
Türkiye ve dünya ekonomisinin geleceği, küresel güç dengelerindeki değişim, jeopolitik riskler, savaşların ekonomi üzerindeki etkileri, yeni ticaret ve enerji koridorları, Türkiye'nin üretim ve rekabet gücü ile iş dünyasını bekleyen risk ve fırsatlar toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Toplantının açış konuşmasını yapan ANTGİAD Genel Sekreteri Neslihan Yalçın, nisan-eylül döneminde gerçekleştirilen faaliyetlerin panoramasını üyelerle paylaştı. ANTGİAD'ın son altı aylık döneme 63 ayrı faaliyet sığdırdığına dikkati çeken Yalçın, bunun neredeyse her üç günde bir ANTGİAD'ın yer aldığı bir toplantı, proje, ziyaret ya da etkinlik anlamına geldiğini söyledi. Yalçın, çalışmaların Antalya ekonomisi ve kentin geleceği, ticaret ve iş birlikleri, üye ilişkileri, gençlik ve eğitim ile sosyal sorumluluk ve kültür olmak üzere beş ana eksende yoğunlaştığını belirtti.
'ANTGİAD'IN SÖZÜ DE SORUMLULUĞU DA BÜYÜDÜ'
ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş ise konuşmasına ANTGİAD ailesini selamlayarak başladı. Görevde bulundukları üç yıllık dönemi değerlendiren Yavaş, ANTGİAD'ın ekonomi, turizm, tarım, ihracat, istihdam, mesleki eğitim, gençlik, dijital dönüşüm ve sosyal sorumluluk gibi birçok alanda güçlü çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi.
Yavaş şöyle konuştu:
“Üç yıldır koştuk, ürettik, Antalya'yı konuştuk, Türkiye'yi konuştuk. Gençleri, ekonomiyi, üretimi ve geleceği konuştuk. Gerektiğinde kimsenin konuşmadığı konuları da cesaretle gündeme taşıdık. Bugün geriye dönüp baktığımızda ANTGİAD'ın büyüdüğünü, güçlendiğini ve sözünün çok daha güçlü hale geldiğini görüyoruz. Ama hepsinden önemlisi ANTGİAD'ın Antalya'ya karşı sorumluluğu büyüdü."
İş insanlarının toplumsal sorumluluğuna da dikkati çeken Yavaş, “Bir iş insanının sorumluluğu şirketinin dışında da devam eder. Ürettiğimiz şehir güçlüyse biz güçlüyüz. Gençlerimizin geleceği güçlüyse biz güçlüyüz. Ülkemizin ekonomisi güçlüyse biz güçlüyüz. Türkiye güçlüyse hepimiz güçlüyüz" dedi.
'ANTGİAD BİR BAYRAK YARIŞIDIR'
ANTGİAD'ın 1990 yılında başlayan 36 yıllık yolculuğuna da değinen Yavaş, geçmiş dönem başkanlarına ve yöneticilerine teşekkür etti. ANTGİAD'daki görev anlayışını bir bayrak yarışı olarak gördüğünü belirten Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
“Bizden önce görev yapan her başkanımız bu yapıya bir tuğla koydu. Her dönem çıta biraz daha yukarı taşındı. Biz de bayrağı aldığımız noktadan çok daha ileriye götürmek için çalışıyoruz. Bir gün görevimizi tamamladığımızda, bizden sonraki arkadaşlarımıza aldığımızdan daha güçlü bir ANTGİAD bırakacağız."
'YATIRIMCI MAĞDURİYET FONU' ÖNERİSİ
Türkiye'de sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmelere de değinen ANTGİAD Başkanı Yavaş, yatırımcı güveninin korunmasının ekonominin geleceği açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Fonlarda yaşanan sorunlar ve sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlerin tasarruf sahipleri kadar reel sektörü de etkilediğine dikkati çeken Yavaş, yeni bir mekanizmanın tartışılması gerektiğini belirtti. Yavaş, “Sermaye piyasalarının en büyük sermayesi paradır diye düşünebiliriz. Aslında, sermaye piyasalarının en büyük sermayesi güvendir. Güven kaybolursa tasarruf sahibi ürker, yatırımcı geri çekilir, girişimci bekler ve sermaye üretim yerine güvenli liman aramaya başlar" dedi.
Mağdur yatırımcıların korunması amacıyla 'Yatırımcı Mağduriyet Fonu' oluşturulmasını öneren Yavaş, sistemin kamu maliyesine yeni bir yük getirmemesi gerektiğinin altını çizdi.
'KAR ÖZELSE, ZARAR KAMUSAL OLAMAZ'
Yavaş, önerdiği modelin finansmanına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde ettiği yargı kararıyla kesinleşenlerden tahsil edilen mal varlıkları, kazançlar, cezalar ve ilgili diğer tahsilatlar kurulacak havuzun finansmanında değerlendirilmelidir. Haksız kazanç kişide kalırken zarar topluma yüklenmemelidir. Kar özelse, zarar kamusal olamaz."
Haksız kazançların etkin biçimde takip edilmesi gerektiğini belirten Yavaş, hukuk devleti ilkeleri içerisinde oluşturulacak mekanizmayla hem mağdur yatırımcıların korunabileceğini hem de faturanın Hazineye yüklenmesinin önüne geçilebileceğini söyledi. Yavaş, “Türkiye yatırımcısını korumalıdır. Türkiye sermaye piyasalarındaki güveni korumalıdır. Çünkü yatırımcının güvenini kaybederseniz sermayeyi, sermayeyi kaybederseniz yatırımı, yatırımı kaybederseniz üretimi ve istihdamı kaybedersiniz" ifadelerini kullandı.
Başkan Yavaş'ın konuşmasının ardından 'Jeopolitik Dönüşüm Çağında Türkiye Ekonomisini Neler Bekliyor?' başlıklı oturum gerçekleştirildi.