“Annemle ilaç kuyruğunda çok bekledim”

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, “O eski günleri çocukken annemle hastane kuyruklarında beklediğim zamanlardan çok iyi biliyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 2003 yılında başlattığı ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’, Türkiye’nin en kapsamlı sosyal reformlarından biridir. Ben buna ‘sağlık devrimi’ demek istiyorum” dedi

30 Kas 2025 - 09:01 YAYINLANMA
“Annemle ilaç kuyruğunda çok bekledim”
Sağlıkta vizyon tamamen değişti. Bir zamanlar hastanelerde uzayan kuyruklardan bahsedilirdi. Şimdi şehir hastaneleri, dijital randevu sistemleri, modern ameliyathaneler var. İşte bu büyük dönüşümü İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner anlattı...

"O KUYRUKLARI HİÇ UNUTMADIM"
'Siz o eski hastane kuyruklarını hatırlıyor musunuz?' sorusuna Doç. Dr. Güner, şu yanıtı verdi: "Evet, çok net hatırlıyorum. Eskiden sağlık hizmeti almak için saatlerce beklemek gerekiyordu. Annemle eski SSK hastanelerine sabah 4-5 sularında sıra almak için gidiyorduk. Reçete edilen ilaçlarımızı o zamanlar bugün ki gibi serbest eczanelerden ilaç temini olmadığı için sadece hastane içerisinde bulunan eczanelerden temin edebiliyorduk. Bu ilacı da şanslıysak ancak ertesi gün uzun bekleyişler sonunda alabiliyorduk. Ben bunları annemle çok yaşadım."

SANİYELER İÇİNDE RANDEVU
O günlerden bugüne neler değiştiğini Doç. Dr. Güner, şöyle anlattı: "Bugün herkes MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) üzerinden saniyeler içinde randevu alabiliyor. Laboratuvar sonuçlarını e-Nabız üzerinden takip edebiliyor. Kronik hastalar için dijital izleme sistemleri, evde sağlık uygulamaları ve aile hekimliği entegrasyonu sayesinde süreçler kişiselleşti. Artık sağlık sistemi 'bekleyen değil, planlayan bir vatandaş modeli' üzerine inşa ediliyor."



GÜÇLÜ SAĞLIK ORDUMUZ
'Sağlıkta dönüşüm, aslında bir insanlık hikâyesidir' diyen Doç. Dr. Güner, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim için sağlık, bir hizmetten öte; insan onuruna dokunan bir sorumluluktur. Bizler her gün yüz binlerce insana dokunan bir ekibiz. Her hastanede, her ambulans çağrısında aynı inançla çalışıyoruz. Ve biliyoruz ki, bu hikâyenin kahramanları; sahada, hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde, laboratuvarlarda görev yapan güçlü sağlık ordumuzdur."

201 ÜLKEDEN HASTA GELİYOR
'Eskiden tedavi için yurtdışına gidilirdi, şimdi tam tersi bir tablo var. Bu değişimi nasıl yorumluyorsunuz?' sorusuna da Doç. Dr. Güner, şu yanıtı verdi: "Dünyanın dört bir yanından hastalar Türkiye'ye geliyor. Bugün İstanbul'da 201 ülkeden 500 bini aşkın yabancı hasta, göz, diş, ortopedi ve estetik alanlarında hizmet alıyor. Aynı zamanda büyük cerrahi operasyonlar, organ nakli gibi konularda sağlık sistemimizden yararlanıyorlar. Bu rakam her yıl artıyor."

ŞEHİR HASTANELERİ TÜRKİYE'NİN GURUR ABİDELERİ
Sağlık sistemine kazandırılan şehir hastaneleriyle ilgili ise Doç. Dr. Güner, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın şehir hastaneleri için söylediği şu cümle vizyonu özetler; 'Şehir hastanelerimiz, modern Türkiye'nin gurur abideleridir. Şifanın, güvenin ve insana verilen değerin sembolüdür.' Bu anlayışla inşa edilen şehir hastaneleri, sadece binalar değil, sağlık ekosistemleridir. "



ÜRETEN SAĞLIK MODELİ
"Üreten sağlık modeliyle sadece tedavi değil, teknoloji de ihraç ediyoruz" diyen Doç. Dr. Güner, şunları söyledi: "Üreten sağlık modeli, klasik tedavi yaklaşımının ötesinde, bilim, teknoloji ve yenilik üretimini merkeze alır. Faz0 ve Faz1 çalışmalarını geliştirmeyi hedefleyen, yeni teknoloji ve know how kullanarak dışa bağımlığı azaltan, birçok cihazı üreten ve dünyaya ihraç eden bir mefkure olarak tanımlayabiliriz. Artık kendi tıbbi cihazlarını geliştiren, dijital patoloji sistemleri kullanan, 3D yazıcıyla cerrahi ekipman üreten bir Türkiye var. Temel ilkemiz tüm vatandaşlarımıza hızlı, nitelikli ve kapsamlı sağlık hizmetini en iyi şekilde sunmaktır."

PANDEMİDE SAĞLIK ORDUMUZ FARK YARATTI
Kovid-19 salgınının dünya çapında sağlık sistemlerinin dayanıklılığını test ettiğini belirten Doç. Dr. Güner, "Biz bu süreçte, Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliği ve Sağlık Bakanlığımızın etkin koordinasyonuyla rekor sürede pandemi hastaneleri oluşturduk. 16 milyonluk nüfusa mobil filyasyon ekipleriyle ulaştık. Evde sağlık hizmetlerinden yoğun bakım yönetimine kadar her aşama dijital sistemlerle koordine edildi. Dünya maske, dezenfektan ararken biz hem kendi ihtiyacımı karşıladık üstüne tüm dünyaya bu malzemeleri gönderdik. Kovid testi çok sınırlı sayıda birkaç cihazla yapılabilir durumdayken devletimizin büyüklüğü ve kudreti sayesinde günde İstanbul'da 100 binden fazla test yapıyor duruma geldik. Güçlü sağlık sistemimiz, nitelikli yetişmiş personel, teknik donanım ve bilişim altyapımızla herkesin örnek olarak gösterdiği başarılı bir pandemi ile mücadele süreci yürüttük. Bu dönemde Türkiye, sadece kendi vatandaşına değil; yurt dışından getirilen binlerce kişiye de şifa sundu" dedi.

TÜRKİYE YÜZYILINDA SAĞLIĞIN BAŞKENTİ İSTANBUL
İstanbul'un Türkiye yüzyılında sağlığın başkenti olduğunu söyleyen Doç. Dr. Güner, 53 kamu, 144 özel, 6 kamu üniversitesi, 12 vakıf üniversitesi hastanesi olmak üzere toplam 215 hastanede sunulan sağlık hizmetiyle ilgili bu yıl yapılanları şöyle sıraladı:
118 milyon muayene gerçekleştirildi, bunun 91 milyonu kamu hastanelerinde yapıldı.
1 milyon 807 bin ameliyatın 1 milyon 158 bini kamu hastanelerinde gerçekleştirildi.
29 milyon 875 bin görüntüleme işleminin 21 milyon 517 bini kamu kurumlarında yapıldı.
Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: